Puan vermedi·102 syf.··Beğendi
· İkiye Bölünen Vikont, insanın bölünmüş doğasını sorgulayan güçlü bir felsefi alegori. Italo Calvino, fantastik bir hikâyenin içine insan ruhuna dair derin bir sorgulama yerleştiriyor. Medardo'nun ikiye bölünmesi yalnızca bedensel bir ayrılık değil; insanın iyiliğiyle, kötülüğüyle, zaaflarıyla ve erdemleriyle bir bütün olduğunun simgesi. Bu yönüyle roman, Carl Gustav Jung'un bireyleşme sürecini ve "gölge" kavramını hatırlatan güçlü bir psikolojik okuma da sunuyor.Felsefe ve Jung okumaları yapanların ilgisini çekecek bir kitap.
Çoğumuz dünyayı yalnızca iyiliğin kurtaracağına inanırız. Oysa romanın sonunda görüyoruz ki ne mutlak kötülük ne de mutlak iyilik insan doğasına uygun. Dünya, kusurlu insanların birlikte yaşamayı öğrenmesiyle güzelleşebilir sanki. Belki de ihtiyacımız olan şey kusursuz insanlar değil; kendini tanıyan, kusurlarının farkında olan ve onları yönetebilen insanlardır.
Son sayfayı çevirdiğinizde hikâye bitiyor ama düşünceler sizinle yaşamaya devam ediyor.
Kitaptan birkaç alıntı bırakayım buraya...
"Her şeyin eksiksiz olması için eksiksiz bir vikont yeterli olmayacaktı."
"Duygularımız renksizleşiyor, köreliyordu; çünkü kendimizi kötülükle erdem arasında yitirip gitmiş hissediyorduk, ikisi de insan doğasına aykırıydı."