·945 syf.····Okunma: 27 Haziran 2026 23:40 Merhaba sevgili okur,
Middlemarch, okuduğum çeşitli kitaplarda değinilen, edebiyat çevrelerince kabul gören bir eser olduğu için kitaplığıma girmişti. Son olarak Foucault Sarkacı’nda da karşıma çıkınca uzun zamandır beklediği yerden çıkarmaya cesaret ettim. Henüz 900 sayfalık bir kitabı bitirmişken tekrar 945 sayfalık bir yolculuğa çıkma cesaretini nasıl buldum bilmiyorum, ben iflah olmam efenim.
Kitabın çevirmeni Ünal Aytür’ün kitabın üslûbuna dair hazırladığı kapsamlı önsözüyle başlayan eseri, iç kapak yazısı çok güzel özetliyor: “Kendi döneminde kadınların hapsolmaya zorlandığı fantezi dünyası yerine sıradan insan hayatının karmaşasını gözler önüne seren George Eliot, İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan Middlemarch'ta bireysel trajediler, küçük başarısızlıklar, küçük zaferler, sıkıntılı evlilikler ve seçimlerin önemi gibi meselelerle aslında sadece bir kasabanın sakinlerine değil, tüm insanlığa ışık tutuyor.”
Asıl adı Mary Ann Evans olan George Eliot’un, nice kadın yazar gibi, sırf ciddiye alanabilmek için erkek ismiyle yazılarını yayınlaması kalbimde bir yaradır. Ünal Aytür, önsözde yazarın hayatına ve eserlerine dair geniş bilgiler veriyor.
YKY’nin Kâzım Taşkent klasiklerini okuyanlar kitabın kalitesini iyi bilir. Sayfa yapısı, sayfa rengi, yazım stili ve puntosu, kâğıt kalitesi ve dikişlerinin muntazamlığıyla okura muazzam bir okuma denetimi sunar. Üstelik bir matbaa kokusu var ki inanılmaz. Basım camiasının aristokratı diyebilirim.
“Görgülü tutumluluk” diye tabir ettiği durumu çok beğendim. Sırf imkanın var diye gerekli gereksiz ya da aşırı gösterişten bilinçli olarak uzak durma hâli harika bir varoluş şekli.
Kitabın giriş ve bitiş yazılarını çok beğendim. Seçimleri ve yaşadıklarıyla romanın merkezinde yer alan isim olan Dorothea ekseninde evliliğin anlatılmayan, gerçek, yüzünü gösteren bir kitaptı. Hayâlî bir kasabada yaşayan, karakter çeşitliliği bol olan kitapta farklı çiftlere ve evliliklerine dair zorluklar anlatılıyor. Söylenmeyen şeyleri söylemesi açısından ve dönemin kitaplarında görülen mutlu son dışında bir ayağı aksayan, mutlu olma gayretiyle biten güzel bir kitaptı. Eserde dönemin siyasi, dini, iktisadi, ahlâki yönüyle birlikte tıp, adalet, yazarlık ve günlük yaşam şekilleri hakkında geniş bilgiler veriyordu. İngiliz edebiyatına dair kült kabul edildiği için de okumaya değerdi ancak yorucuydu.
John Bunyan/ Çarmıh Yolcusu okuma listeme eklendi efenim.