Puan vermedi·1808 syf.····Okunma: 23 Haziran 2018 11:15 Öncelikle klasikler arasına girmiş, yüzlerce dünya diline çevrilmiş, en önemlisi de Tolstoy'un yazmış olduğu bir esere iyi veya kötü demek veya eleştirmek bize düşmez. Bu yazıda sadece kitap hakkında dikkatimi çeken yerleri sizlerle paylaşmak ve kitabı yeni okuyacak arkadaşlara (spoilersız bir şekilde:) ) bazı noktaları belirtmek istiyorum.
Her şeyden önce şunu söylemeliyim ki okurken gerçekten zorlandım. Bunun en büyük sebebi kitapta onlarca karakter olması ve -tabi ki bazılarına daha fazla ağırlık verilse de- bu karakterlerin hiçbirine ana karakter diyemememizdir. Zira kitap sadece bir karakterin etrafında dönmüyor. Bu da okurken kafa karışıklığına sebep oluyor. Çok fazla karakter olduğundan dolayı kitabın yarısında bile ismi geçen bir kahraman için kendime bu kimdi sorusunu sorduğum oldu. Çok uzun olması da kitabı zorlaştıran etkenlerden biri hatta bazı yazarlar kitap hakkında destansı, destan tadında... gibi yorumlar bile yapmış. Aynı durum mekan için de geçerli çünkü romanın geçtiği belirli bir mekan yok.
Eserde sadece savaş ele alınmıyor. Yani uzun uzun muharebe tasvirlerinin olduğu(tabi hiç yok da değil) kahramanlık hikayeleri bekliyorsanız aradığınızı bulamayabilirsiniz. Zira bu kitabın klasiklerden hatta en önemli klasiklerden olmasının, diğer savaş hikayelerinden ayrı olmasının bir sebebi var. Sadece savaşı anlatmıyor, savaş durumunda insanların ruh halini, siyasi, askeri durumu, toplumun halini anlatıyor. Kısacası sürükleyici, akıcı savaş veya askerlik, kahramanlık hikayesi arıyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz ama bu durum kitabı sevmediğim anlamına gelmesin, sadece bir uyarı olarak yazmak istedim. Kitap okuma alışkanlığı fazla olmayanlar için ağır gelebilir.
Bunların dışında bizzat bazı savaşlarda da bulunmuş olan Tolstoy tarafından yazılmış olan bu eseri okurken savaşın anlamsızlığını kavrayacağınıza inanıyorum
İyi okumalar.