Uzun zamandır okumayı ertelediğim ve bu yüzden farkında olmadan beklentimi yükselttiğim Yabancı beni hayal kırıklığına uğrattı. Kitap ilk andan itibaren Meursault'un duygudan yoksunluğunu, bomboş bir hayat yaşamasını, hiçbir seçimin kendisi için bir şey ferkettirmemesini, bu yüzden seçimlerden ibaret olan yaşamın anlamsızlığını günlük hayattan olaylar üzerinde gösteriyor. Dolayısıyla kendisine veya başka herhangi bir şeye değer vermeyen bir insanın birini bu kadar kolay bir şekilde öldürmesi beni bir an bile şaşırtmadı. Belki de kendi ölümüne bile nesnel bir şekilde yaklaşmaya çalışan bu insanın hayatı boyunca hissettiği tek duygu bastıramadığı korkuydu ve belki de ölümünü kabullenişi ona yaşadığı tüm hayatta bulamadığı anlamı ve tamamlanmışlık duygusunu getirdi.
Tüm bu duygusuzluk o kadar doğal bir biçimde verilmiş ki bende herhangi bir duygu uyandırmayı başaramadı. Eğer bu kitabın asıl gücü insanı hissizleştirmekse bu takdire değer bir özellik. Suçundan dolayı değil; pişmanlık dahil hiçbir insani bir belirti göstermesinden dolayı idama mahkum edilmesi ise insanların bu cinayetin görünürdeki sebepsizliğine duyduğu hayret ve dehşetten kaynaklanıyordu. Bu da insani duygular ve kararlarla yönetilen mahkemelerin güvenilir olamayacağını ortaya koyuyordu. Sonuçta olayların insanlarda uyandırdığı duygular veya kabul edilemez görülen durumlar insandan insana veya toplumdan topluma değişebilir ve bu değişkenlikte alınan kararlar kime göre veya hangi standarda göre doğru kabul edilebilir?
Bu kitabın çizdiği dünyayı ve bunalımı anlatmak için bahsedilmesi gereken pek çok unsur olmasına rağmen bu önemsiz gibi görünen fakat bir insanın karakterini oluşturan bu unsurlar daha güçlü işlenebilirdi. Günümüzün yaşam koşullarında artık daha normal karşılanabilecek bu yabancılaşma ve hissizlik kitabın nobel ödülü aldığı 1957 yılı için muhtemelen şok edici bir durum olmuştur. Bir insana sebepsiz gibi görünen bir cinayeti başından beri hissettirilmiş ufak sebeplerle işleten bu kitap temelindeki felsefik fikirle övgüyü hakediyor. Benim için unutulmaz olabilmesi için anlatımının da anafikri kadar iyi olmasını dilerdim.