Nihilistliğiyle, egosuyla , sofistlere aşkıyla , tanrıyı öldürmesiyle , dilbilimciliğiyle , müzik tutkusuyla , Arthur Schopenhauer ilgisiyle , Lou Salome aşkıyla , filologluğuyla, birçok kez geçirdiği inmelerle, yakalandığı frengi hastalığıyla,kırbaçlanan bir atın boynuna sarılıp hüngür hüngür ağlamasıyla ,1900 yılınının 25 Ağustosunda ölümüyle ve biricik oğlu Zerdüşt ile bilinen, çağının ilerisinde bir yaşam: Friedrich Nietzsche...
Şiddetli baş ağrılarına karşı ilaç almayı reddedip, “Bunlar beynimin doğum sancıları,yakında oğlum Zerdüştü doğuracağım.” diyen Nietzschenin aynı zamanda bilgeliğini harmanladığı ve bütün bilgi birikimini yansıttığı bir başyapıt,bir kült eserdir zerdüşt...
Nietzschenin zerdüştü aslında buddha'nın gölgesidir ve mağarasından çıkardığı zerdüştüyle, Nietzsche onun büyük bir takipçisidir aslında. Buddha sessizce bulunmayı ve anlaşılmayı bekleyen, Nietzsche ise kılıçlarını kuşanıp, canlarını yakmak pahasına insanlara yol göstermeye çalışan, hatta 'Ben bu kulaklara göre ağız değilim' diyerek aslında sessizliğin daha yerinde olacağının da farkına varmış bir düşünce adamıdır.
Genel olarak kitap Nietzschenin kendine has felsefi görüşlerinden olan: bengidönüş(sonsuz dönüş) , üstüninsan (yüce insan) gibi düşünceleri temel alan, türünün ilk örneği bir eserdir.
İnsanı, hayvan ile üstüninsan arasında bir köprü olarak tanımlayan Nietzsche, tek ve yüce amacın üstün insana ulaşma gayreti olduğunu, insan olmayı alt edilmesi gereken ve her türden zaafı, giderilmesi gereken bir yanlışlık olarak nitelemiştir.
Bengidönüşte evrende her şeyin mütemadiyen tekrar edeceğini ve yine insan ile evrenin bir akış, bir oluş halinde olduğunu anlatmaya çalışır. Bunu şu sözüyle de destekler : “Eğer bir şeytan gece gündüz seni izlese , en gizli düşüncelerine girip şöyle derse ne olurdu: Yaşamakta olduğun ve yaşamış olduğun bu yaşamı, bir kez daha ve sayısız kez yaşamak zorundasın.Yeni bir şeyle karşılaşmayacaksın,tersine her şey aynı olacak!”
Kitap okuması ve sindirilmesi zor bir yapıttır. Roman okur gibi okunmamalıdır.Bir başucu kitabı niteliğindedir. Nietzschenin yaklaşık kırk yıllık düşün ve felsefe dünyasının 335 sayfaya aktarılmış olması, onu kolaylıkla anlayacağımız anlamına gelmemeli.Zira kitabın giriş kısmında ‘Herkes için ve hiç kimse için bir kitap’ yazmaktadır.
Kendi adıma ben de herkes kadar anladım, hiç kimse kadar anlamadım diyebilirim.
Son olarak Nietzschenin tanrıtanımaz bir kişilik olduğu için okunmaması yönündeki önyargıları da kırmamız gerektiğini hatırlatmak isterim.
## KİTAPTAN BİRKAÇ AFORİZMA ##
- Sadaka verecek kadar fakir değilim.
- Bir korkuluğum ben ırmak kenarında, tutunabilen tutunsun bana! lakin koltuk değneğiniz değilim.
-İlerlemek mi İstiyorsun? Kendi Önünden Çekil!
-Beni öldürmek için sizi boğdular, ey umutlarımın şakıyan kuşları!
Not: Tam olarak Nietzschenin ağzına göre kulak olmadığım için, yahut henüz olmadığım için puanlama yapmaktan imtina ettim :)
Ek: youtu.be/UO0oF0eB3Uc bu linkten de Felsefe bölümü okuyan bir arkadaşımızdan, yani işin uzmanından sesli olarak ‘Bengidönüş’ ve ‘Üstüninsan’ tahlilini dinleyebilirsiniz.
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Frengi yada sifiliz, korunmasız cinsel ilişkiyle bulaşan bakteriyel bir hastalıktır. Yani kaynağı delilik değil bir çeşit aptallık sayılabilir :) Kitabın özünü iyi anlatmışsınız, emeğinize sağlık.