·160 syf.····Okunma: 17 Temmuz 2018 16:14 İnsanlara, kişisel görüşlere, farklı düşüncelere ön yargıyla yaklaşmak o kadar kolay ki. Kimse kendinden olmayanı anlamak istemiyor. Kimse ucu ona dokunmuyorsa bir iyilik yapmak, taşın altına elini koymak istemiyor. Genelleme yapmak; insanları iyi-kötü olarak değil de şuralı, buralı, bu dine mensup, bu görüşü savunuyor diye ayırmak kolayımıza geliyor. Bazen kurunun yanında yaş da yanabiliyor. Kitabın konusunu az çok herkes biliyordur o yüzden konudan bahsetmeyeceğim. Yazarı pek tanımıyorum açıkçası, iyi bir kitapla başlangıç yaptım mı yapamadım mı kestiremiyorum. Birkaç kişiden yazara ait güzel öneriler aldım. Umarım devam ederim ve daha güzel kitaplarını da okurum Zülfü Livaneli'nin. Kitabı sevdim, kısa sürede okudum, oldukça akıcı. İnsanın okurken içi burkuluyor. Benim dert diye saydıklarım da dert mi diye geçirdim açıkçası içimden. Adına yakışır bir şekilde gerçekten de insanı huzursuzluğa boğan bir kitap. Okudukça, anlatılan acıya tanık oldukça ve bahsi geçen kişilerin bu acılara karşı hissizleşmiş halini anladıkça insan garip hissediyor. Tam bir inceleme oldu mu gerçekten bilmiyorum ama içimden bunları yazmak geldi. Bence okuyun, hiçbir şey kaybetmezsiniz. Hatta yeni bir bakış açısı kazanırsınız belki de.