Puan vermedi·639 syf.····Okunma: 23 Temmuz 2018 21:48 Kendimce inceleme ya da yorum yapabilmek için dört cildin bitmesini beklemeyi uygun gördüm. İsmiyle çok büyük tezat oluşturan dört ciltlik bir edebi şaheserden bahsetmek ne derece haddime diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi fakat dilim döndükçe buraya bir şeyler yazmaya çalışacağım. Serinin tamamını okumayanlar için sürpriz bozan detaylar olabilir. Okuyacak arkadaşları şimdiden uyarmak isterim.
İlk ciltte kendi köylüsüne zulmeden, anasını, sevdiği kadını, hatçesini elinden alan Abdi Ağaya karşı mücadele eder İnce Memed. İlk cildin dikkatimi çeken en önemli özelliği diyaloglar üzerine kurulmuş olmasıydı. Adeta bir tiyatro eseri okurmuş gibi hissettirdi.
İkinci ciltte Memed topraklarını ele geçirmek için Vayvay köylülerine zulmeden Ali Safa Beyi ve Abdi Ağanın yerine gelen kardeşi Hamza'yı karşısında bulur. Memed karamsar duygular içine girer. Abdi Ağa gitti, yerine Hamza geldi. Bu böyle sürüp gidecek mi der kendi kendine... İlk ciltte bahsettiğim diyalog üzerine kurulmuş olan yapı burada yavaş yavaş yerini betimlemelere bırakıyor ki siz de yavaş yavaş anlıyorsunuz İnce Memedin neden İnce Memed olduğunu...
Üçüncü ciltte başrol ağalarda, cildin başlarında uzun bir süre Memed gözükmez, bu süre zarfında halka zulmeden kim varsa artık sıra bana mı geldi diye için için düşünmekten kafayı yeme noktasına gelir. Sonunda piyango Çiçeklideresi köyü ağası Mahmut Ağaya vuruyor. Üçüncü cilt Yaşar Kemal'in yazı dilinin nasıl geliştiğine büyük delalet... Muhteşem betimlemelerin yanı sıra birçok kişiye okurken sıkıcı gelebilecek son derece başarılı keskin duygu geçişleri barındıran monologlar karşımıza çıkmakta...
Son ciltte her ne kadar eşkiyalığı bırakıp sevdiceği ile portakal kokulu bahçesi olan bir yere taşınmak ve orada yaşlanmak istese de bunu beceremez Memed. Artık sıra devlete gelmiştir. Köylülere zulmeden Adana milletvekili Arif Saim Bey vardır karşısında Memedin. Bu ciltte üslup olarak üçüncü cildin - üçüncü ciltten daha akıcı anlatılmış olaylar - devamı niteliğinde adeta...
Kitabın sonunda da birinci ciltten beri Memed’in mücadele ettiği çakırdikenler(Abdi Ağa), karaçalılar(Ali Sefa Bey), keven dikenleri(Mahmut Ağa) ve deve dikenleri(Arif Saim Bey) halkın yaktığı ateşle temizlenmekte...
Not: Okurken gözümden kaçmış olabilir ama dördüncü ciltte Memedi takip eden adam kimdi?