Puan vermedi·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Temmuz 2018 02:50 Beni en etkileyen kitaplar arasına girebilen bir eser. Okurken hissettiğim asabiyet, merak, heyecan uykumu kaçırdı. Yaşanılan salgın bir körlük. Araba kullanan birinin kırmızı ışıkta beklerken aniden kör olmasıyla bu salgın başlar. Bu adamın temas ettiği kişiler de bu hastalıktan pay alır. İlk kör olan adamın gittiği göz doktoru da kör olup eşiyle birlikte karantinaya alınır. Doktorun karısı yalan söylemektedir. Eşine yardım etmek amacıyla kör olduğunu iddia eder. Ne var ki körlük tüm ülkeyi sarsa da sadece doktorun karısı kör olmaz. Böylece kitabın merkez kişisini oluşturur. Ya da bir deyişle kitabın yazılma amacını bu kadın sayesinde öğreniriz. Körlük, maddi bir rahatsızlıktan olmadığını savunur doktorun karısı. Yazar da bence bunu savunur. Bedensel isteklerle yaşayıp sosyal yaşamda ruhsal öğeleri arka plan atan insan zaten kör değil midir? Maddi olarak da körlük yaşayarak daha fazla hırslara bürünen bir grup oluşur. Körlükle ortaya çıkan düzensizlik modern dünya insanını varoluşsal düzensizliğine denk düşer. Aç kalmamak için çabalayan binlerce insan modern dünyanda 'görünme' çabasında. (Kanaatimce)
Kitabın dili çok akıcı. Kitap boyunca nokta ve virgül kullanılmış sadece. Benim gibi yazım ve noktalamaya takıntılı biri için göz yorucu olmadı. Yazarın biçem özelliği olarak kabul ettim. Konu seçimi, konunun işleyişi, anlatımı kesinlikle mükemmel. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.