Her insanın yaşamının bilinmeyen bir evresinde ya da evrelerinde, beklenmedik bir zaman ve mekânda, kendisine dönüm noktası olarak gelebilecek müstesna anlar, olaylar, durumlar, kişiler.. mutlaka vardır. Kimi zaman makûs talihini değiştiren, kimi zaman alelade akışı fevkalâde bir seyre sevk eden, kimi zaman da olanı tarumar eden… Tedâvüldeki Kitaplar, bu kategorilendirmeler içinde her daim en pozitif olan(lar) içinde yer almayı hak eden bir kitap.
“Tedavüldeki Kitaplar” her bir bölümünü, yazılıp sosyal medyada paylaşıldığı ilk andan itibaren büyük bir dikkat ve heyecanla takip ettiğim, hiçbir kelimesini ihmal etmeksizin âdeta yiyip yutarak içselleştirmeye çalıştığım seçkin metinlerin bir araya gelmesinden vücut bulmuş bir eser.
Daha önce parlak bilgisayar ekranı üzerinden defaatle okuduğum bu kitaba ait satırları dün akşam, kendine has kokusuyla kendisiyle hemhal olmayı birçok zevke tercih edeceğim sahifeleri üzerinden okuma imkânı buldum. Önceki okumalarıma ilaveten akşamki okumam sonunda şuna tekrar kani oldum ki; yolu bir şekilde kitaplarla kesişen her bir bireyin bu kitapla da mutlaka buluşması gerekiyor. Ben bu düşüncemde bir abartı görmüyorum. Çünkü okuduğumuz her bir kitap, bizde -yaşadığımız her bir şeyde olduğu gibi- farkında olalım ya da olmayalım, olumlu veya olumsuz bir iz mutlaka bırakıyor. Yazarın şu cümlelerinin ne demek istediğimi daha iyi ifade ettiğini düşünüyorum:
“Benim yaptığım ancak bu yaşta göze alabileceğim ve okuyucuların da hiçbir şekilde yadırgamayacakları bir iç hesaplaşma. Tekrar belirtmek isterim ki akademik yol alışlarımızda nelerle buluşursak buluşalım, hangi fikirlerle temas kurarsak kuralım şimdi burada sıraladığım kitapların ortaya koyduğu kök değerleri silip süpürmek mümkün değildir. Bunlar aynı çocukken annemizden öğrendiğimiz