·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Ağustos 2018 22:38 Bir gün ansızın gözlerinizi beyaz bir ışığın bürüdüğünü ve kör olduğunuzu hayal edin. Bunun şaşkınlığını yaşarken etrafınızda da aynı şeylerin olduğunu ve bu körlüğün gitgide hızlı bir şekilde yayıldığını düşünün. Ama gerçekten düşünün bunu, dehşete düşeceksiniz.
Bu kitap çok ayrı bir yer edindi kitaplığımda.. Beni dehşete düşürdü, afallattı bildiğiniz.. Işığı açmak için elim düğmeye gittiğinde acaba yanacak mı tereddüdü, yandığında da şükürler olsun ışık var ve görüyorum sevinci yaşattı. Okumaya her ara verdiğimde koltuktan şükrederek kalkmamı sağladı.. Şükürler olsun ki bu bir kurgu ve şükürler olsun insan gibi yaşayabilmemize dedirtti.
Kitabı almaya karar verdiğimde de okumaya başladığımda da bu doyumu vereceğini düşünmemiştim. Ama kitap giriş bölümlerini geçtikten sonra öyle bir anlatıma büründü ki, o kaosun içerisinde buldum kendimi.
Kendi küçücük beyniyle, sınırlı düşünme yetisiyle adeta Yaratıcı'ya kafa tutup ukalaca konuşmayı meziyet sanan insanlar özellikle okumalı bu kitabı..
Verilen binlerce, milyonlarca nimetten sadece birinin, görme duyusunun elimizden alınmasıyla kısa bir süre içerisinde hayatın nasıl bir eziyete dönüştüğünü muhteşem bir şekilde anlatmış yazar. Tüm bu insanca yaşamımızın, sadece görme duyusunun ortadan kalkmasıyla nasıl da tepetaklak olabileceğini ve bir anda en ilkel toplumların yaşayışından daha berbat hale gelebileceğimizi, adeta kendi pisliğimizde boğulacağımızı müthiş bir şekilde dile getirmiş.
Ömrümüz boyunca şükretsek sadece görme nimetinin hakkını ödeyemeyiz. Şükürler olsun tüm bu nimetleri karşılıksız verene..