Puan vermedi·86 syf.····Okunma: 13 Temmuz 2018 22:10 Öncelikle teşekkür ederim beni takip ettiğiniz için.
Teşekkür ederim gönderilerimi beğendiğiniz için.
Teşekkür ederim gönderilerime yorum yaptığınız için.
Peki ya, kendime teşekkür etmeli miyim?
Açıkçası, kendime kitaplarla, edebiyatla ilgilendiğim için teşekkür ederim.
.
.
.
Aslında Daniel Pennac'ı, henüz okumadığım ama listemde olan diğer birkaç kitabından tanıyordum. Ta ki bu kitabıyla Kırşehir'deki bir kitapçıda karşılaşana kadar. İnce hacimli, ancak kimi noktalarda ağır, iğneleyici bir dille yazılmış, tatlı huzursuzluk bırakan bir kitap okudum.
Bir değil, birden fazla kitap yazmış bir yazar bütün kitapları için ödüle layık görülür. O çok bilindik ödül törenine çağrılır. Aslında kendisi pek de sevmez, ödül törenlerini. Fakat bu ziyareti bir zorunluluk olarak görür ve ödül törenine gider.
Ödül törenlerinin bilindik bir yanı da şu ki zaten hepimiz biliyoruz. Ödüle layık görülen, ödül alan kişi sahneye ödül almak için çıktığında birkaç cümleyle konuşma yapar.
Konunun anlatıcısı o ödül töreninde bulunan bir misafir gibi anlaşılsa da hakim bakış açısıyla yazılan bir metin olmasından ötürü ödüle layık görülen yazarımızın tüm ruh haliyle yaptığı konuşma salondakiler için büyük bir işkencedir. Çünkü ben kimi yerlerde öyle hissettim. Sanki konuşmacı bana işkence yapıyor gibiydi.
Konuşma, bilinenin aksine uzun sürer. Aslında en fazla 45 dakika durması gereklidir. Ancak daha fazla durur sahnede.
Yapmış olduğu konuşmada söz konusu olan yazarın en kişiselden en genele kadar tüm düşüncelerini öğrenmiş ve hatta onu doğumundan itibaren tanıyormuşuz gibi hissederiz. Onun o an içinde bulunduğu tüm psikolojik durumları konuşmasından, jest ve mimiklerinden, hareketlerinden anlaşıldığı gibi hâlâ mecburiyet içindedir.
Bazen haklı cümleler kurmuş olsa da çok fazla cesaretli konuştu. Böylelerine hani 'Yürek mi yedin de geldin?' deriz ya hani, yürek yemişti.
Daniel Pennac, daha sonra sahneye de uyarladığı bu metninde bizzat kendisi oynamakla birlikte kitabının her iki versiyonu da epey ses yapmış döneminde.
Sıkılmanızı göze alarak tavsiyemdir.