·
Okunma
·
Beğeni
·
681
Gösterim
Adı:
Teşekkür Ederim
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750707551
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Basutçu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Ödüller, edebiyat dünyasının en çok tartışılan konularından biridir. Hemen her edebiyat ödülü bir tartışmaya yol açar.
Yazar ödülü hak etmiş midir? Seçici kurul yanlı mı davranmıştır? Son dönem Fransız edebiyatının parlak adlarından Daniel Pennac, Fransa’da büyük ilgi gören Teşekkür Ederim adlı kitabında, alışılmış, basmakalıp ödül töreni konuşmalarının çok ötesinde bir "konuşma" sunuyor okurlarına. Tüm yapıtları için ödüllendirilmiş bir yazar, anlaşmaya göre, törene katılanların karşısında kırk beş dakikalık bir konuşma yapmak zorunda. Yazarın konuşması giderek amansız bir ödül eleştirisine dönüşüyor. Teşekkür Ederim, yazarın hem kendi kendisiyle hesaplaştığı, hem de edebiyat dünyasına meydan okuduğu amansız bir deneme. Pennac, daha sonra sahneye uyarladığı bu metni Avignon ve Paris’te kendisi oynamakla kalmadı, bir turne gerçekleştirerek dünya sahnelerinde de sergiledi.
86 syf.
·1 günde·9/10
Biri veya birileri tarafından ödüllendirildiğimizde kendimizi nasıl hissederiz? Ne yaparız? Teşekkür mü etmeliyiz bizi ödüllendirdiği için? Peki biz o ödülü hak ettik mi? Bize ödülü veren kişi-ler yanlı mı davrandı? Hesaplaştık mı kendimizle?

Nasıl hissederiz kendimizi peki? Hangi duygular yoğunlaşır içimizde? Ödülün verdiği coşku, mutluluk , heyecan. Ya da ödül elimizde ve ne yapacağımızı bilememenin korkusu mu? Hangisi?


Peki kime, kimlere teşekkür etmeliyiz?

Bize teşekkür etsinler diye kapıyı tutup bekledik değil mi?

- Buyrun efendim geçin
- Ne zahmet ettinz? Çok teşekkürler.
- Ne demek ben teşekkür ederim.

Sevdiğimiz insanlardan bekledik teşekkürü:

Eşimizden:
- Canım çok güzel bir hediye bu, çok teşekkürler.

Ailemizden:
- Oğlum sen olmasaydın nasıl kalkardım bunca yükün altından. Çok teşekkürler.

Arkadaşımızdan:
- Abi bana biraz borç verir misin, işler düzelince veririm hı?
........ Çok sağol, çok teşekkür ederim.

Mahalle esnafından:
- Kardeş ben gelene kadar dükkanda gözün olsun. Biri bir şey çalar falan.
- Tamam abi.
- Çok teşekkürler.

Bir yazar var. Ödüllendirilmiş bir yazar. Ödül törenine çağrılıyor ve 45 dakikalık bir konuşma yapmak zorunda. Belki işler çığrından çıkar ve bu teşekkür konuşması bir tokat gibi iniverir insanlarin yüzüne.

Daniel Pennac, her alınan ödülden sonra törenin gereksiz olduğuna, oradaki insanların samimiyetsiz olduğuna, aslında teşekkür ettiğimiz kişilerin sırf teşekkür edelim diye orada bulunduklarına, ödül sahibine; şimdiye kadar dünyadaki yerin neydi deyip ödül aldığında ise sevgi gösterisinde bulunan aile bireylerinin sahte gülümsemesine ve daha birçok şeye değiniyor..

Peki bu incelemeyi okuyanlar? Onlara teşekkür yok mu?

Teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
86 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Çok değişik bir kitap okudum. Kitap hakkında ne söyleyebileceğimi inanın bilemiyorum. Bana güzel ve aynı zamanda etkileyici geldi. İçindeki duyguları ancak bu kadar net anlatabilirdi yazar. En iyisi okuyup siz karar verin.
86 syf.
·1 günde
Öncelikle teşekkür ederim beni takip ettiğiniz için.
Teşekkür ederim gönderilerimi beğendiğiniz için.
Teşekkür ederim gönderilerime yorum yaptığınız için.
Peki ya, kendime teşekkür etmeli miyim?
Açıkçası, kendime kitaplarla, edebiyatla ilgilendiğim için teşekkür ederim.
.
.
.
Aslında Daniel Pennac'ı, henüz okumadığım ama listemde olan diğer birkaç kitabından tanıyordum. Ta ki bu kitabıyla Kırşehir'deki bir kitapçıda karşılaşana kadar. İnce hacimli, ancak kimi noktalarda ağır, iğneleyici bir dille yazılmış, tatlı huzursuzluk bırakan bir kitap okudum.

Bir değil, birden fazla kitap yazmış bir yazar bütün kitapları için ödüle layık görülür. O çok bilindik ödül törenine çağrılır. Aslında kendisi pek de sevmez, ödül törenlerini. Fakat bu ziyareti bir zorunluluk olarak görür ve ödül törenine gider.

Ödül törenlerinin bilindik bir yanı da şu ki zaten hepimiz biliyoruz. Ödüle layık görülen, ödül alan kişi sahneye ödül almak için çıktığında birkaç cümleyle konuşma yapar.

Konunun anlatıcısı o ödül töreninde bulunan bir misafir gibi anlaşılsa da hakim bakış açısıyla yazılan bir metin olmasından ötürü ödüle layık görülen yazarımızın tüm ruh haliyle yaptığı konuşma salondakiler için büyük bir işkencedir. Çünkü ben kimi yerlerde öyle hissettim. Sanki konuşmacı bana işkence yapıyor gibiydi.

Konuşma, bilinenin aksine uzun sürer. Aslında en fazla 45 dakika durması gereklidir. Ancak daha fazla durur sahnede.

Yapmış olduğu konuşmada söz konusu olan yazarın en kişiselden en genele kadar tüm düşüncelerini öğrenmiş ve hatta onu doğumundan itibaren tanıyormuşuz gibi hissederiz. Onun o an içinde bulunduğu tüm psikolojik durumları konuşmasından, jest ve mimiklerinden, hareketlerinden anlaşıldığı gibi hâlâ mecburiyet içindedir.

Bazen haklı cümleler kurmuş olsa da çok fazla cesaretli konuştu. Böylelerine hani 'Yürek mi yedin de geldin?' deriz ya hani, yürek yemişti.

Daniel Pennac, daha sonra sahneye de uyarladığı bu metninde bizzat kendisi oynamakla birlikte kitabının her iki versiyonu da epey ses yapmış döneminde.

Tavsiye edebileceğim bir kitap değildir belki. Ancak ben okurken çok sevdim.
86 syf.
·Beğendi·9/10
Sizi ters köşe yapan edebiyata ödüllere edebiyat çevresine o sahne ışıklarına. Doğal olmayan tüm boyun eğmelere mırın kırınlara. Sahte gülüşlere yalancı tanıklara ve minnettarlık denen saçmalığa sağlam bir tokat.
86 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Tiyatro eseri havasında yazılmış ilginç bir anlatıydı. Hemen hemen verildiği her yerde her alanda tartışmalara sebep olan ödüller ve bu ödüllere teşekkür etme konuşmaları ile ilgili yazı.

Ödüle layık görülen birinin sahnedeki teşekkür konuşmasının amansız bir ödül eleştirisine dönmesiydi daha çok. Eleştiriyi yaparken çaktırmadan ödül alanın ödülü hak edip etmediğini, seçici kurulun taraf tutup tutmadığını sorgularken bir yandan da ödülü alabilmenin bazı koşulları olduğunu ileri sürüyor.

Tiyatro izler gibi okunacak dinlenmelik bir kitap. Keyifli okumalar
86 syf.
·Puan vermedi
Edebiyat alanında verilen bir ödüle “teşekkür “ konuşması. Oldukça farklı. Ülkemizde de zaman zaman yaşanan spekülatif ödül dağıtımlarına da ciddi bir eleştiri. Sevemediğim tek daniel pennac kitabı, olmasa da olurmuş #danielpennac #teşekkürederim
Sonuç olarak, bu akşam kendimi hâlâ yalnız hissediyorum; gerçekten, buradaki kimseyi tanımıyorum…
“Sonuçta, giderek daha az sevmeye başladığımız insanlara, giderek daha çok teşekkür etmek durumunda kalırız…”
“Ve içimde hep o korku… çok eskilerden gelen… ve o zamandan beri yenmeye çabaladığım korku…”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Teşekkür Ederim
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750707551
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Basutçu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Ödüller, edebiyat dünyasının en çok tartışılan konularından biridir. Hemen her edebiyat ödülü bir tartışmaya yol açar.
Yazar ödülü hak etmiş midir? Seçici kurul yanlı mı davranmıştır? Son dönem Fransız edebiyatının parlak adlarından Daniel Pennac, Fransa’da büyük ilgi gören Teşekkür Ederim adlı kitabında, alışılmış, basmakalıp ödül töreni konuşmalarının çok ötesinde bir "konuşma" sunuyor okurlarına. Tüm yapıtları için ödüllendirilmiş bir yazar, anlaşmaya göre, törene katılanların karşısında kırk beş dakikalık bir konuşma yapmak zorunda. Yazarın konuşması giderek amansız bir ödül eleştirisine dönüşüyor. Teşekkür Ederim, yazarın hem kendi kendisiyle hesaplaştığı, hem de edebiyat dünyasına meydan okuduğu amansız bir deneme. Pennac, daha sonra sahneye uyarladığı bu metni Avignon ve Paris’te kendisi oynamakla kalmadı, bir turne gerçekleştirerek dünya sahnelerinde de sergiledi.

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • Walden
  • Yiğit
  • Ayşen
  • Lonely
  • Semroş
  • Semraa
  • Elif
  • Filiz Kurt
  • Uzaklardaki Dost
  • Neslihan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%27.3 (3)
8
%9.1 (1)
7
%27.3 (3)
6
%27.3 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0