Gönderi

Jack London / Vahşetin Çağrısı
7/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2018 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2018 00:00
Bu kez tartışmalı bir kitapla beraberiz. Değinmem gereken çok fazla şey var bu kitapla ilgili. O yüzden bazı şeyleri çok fazla uzatmadan, üzerinden kısa kısa geçerek aktarmayı planlıyorum. NOT: Kitabın incelemesini daha iyi aktarabilmek adına diğer incelemelere de göz attım, filmini izledim ve Jack London ile ilgili de biraz araştırma yaptım. Tüm bunları göz önüne alarak hazırladığım bir inceleme olacak. Öncelikle parçaların bir araya gelebilmesi için Jack London’ı kısaca tanıyalım. Jack abimiz çocuk yaşlardan itibaren hep çalışmak zorunda kalmış: yaşadığı dönemde ekonomik buhranlarla bir anda gözde olan Altın Avcılığına merak sarıp, altın bulma hayalleriyle nice maceralara atılmış, sonrasında bu parasızlıktan sıyrılmak için o altın avcılığı serüvenlerinden esinlenerek yazdığı kitaplarla bir anda hayatı değişen değerli bir büyüğümüzdür. Yani Jack abimiz için yazdığı eserler tamamen gelir kapısı; satın aldığı kitaplar da daha iyi eserler yazabilmek ve daha çok para kazanabilmek adına yapmış olduğu yatırımlardır. Keza bunu kendisi de dile getirmektedir. Bu nedenle yaptığı eserler, gördüğü ilgiyle orantılı olarak kurgulanmaktadır. Demek istediğim şu ki, birçok eserinde benzer ögelere rastlamamızın temel nedeni bu tarz konular işlediğinde satışlarının daha yüksek olması diye düşünüyorum. Öte yandan birçok yazarda belli başlı detayların, eserlerinde daha çok ön plana çıktığını görmek zaten alışılagelen bir durum. Jack abimizde de kurtları, köpekleri, çetin soğukları, zorlu mücadeleleri, azmi, hayatta kalma çabalarını eserlerinde sıkça görmekteyiz. Bunun bir diğer nedeni de eserlerinde, kendi ruh halinin, yaşam tecrübelerinin, ilgi duyduğu konuların büyük etkisinin olması… Tüm bu söylediklerimi göz önüne alırsak Beyaz Diş kitabı ile bu kadar mukayese edilmesinin nedenini de bir nebze daha iyi anlamış oluruz. Öte yandan, -çok olağan bir şekilde- insanlar üzerinden işlenilen konular yerine kurtlar, köpekler üzerinden işlenilen konuların olması bence kitapların birbiri ile bu denli benzetilmesine neden olmamalı. Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısı kitapları “birbirine benziyor” şeklinde eleştirilmemeli, aksine “birbirini tamamlıyor” şeklinde değerlendirilmeli bana kalırsa. Bu iki kitabı, bir seriymiş gibi değerlendirmek gerek diye düşünüyorum. Vahşetin Çağrısı’nda evcil, uysal, uyumlu bir köpeğin zorbalıkla, işkenceyle nasıl doğasına dönüp vahşileştiğini: Beyaz Diş’te ise vahşi bir hayvanın sevgiyle, içtenlikle nasıl uysal ve evcil bir hale geldiğini görmekteyiz. Bu bakımdan bu iki kitap birbirinin tekrarı değil: benzer şartlarda iki hayvanın, tamamen zıt iki yaklaşım karşısında ne tür değişimler yaşadığını gördüğümüz birer şaheser… Gelelim benim kitapla ilgili hissiyatıma… Vahşetin Çağrısı bilindiği üzere Jack abimizin ilk göz ağrısı ve onun bu noktalara gelişinde ki ilk sıçrayışı… Bu nedenle ayrıca saygı duyuyorum ancak beni Beyaz Diş kadar etkilemedi bu kitap… Hatta bu kitabın kalfalık eseri, Beyaz Diş’in de ustalık eseri olduğunu düşünüyorum bir okur olarak: tabii ki bu öznel bir yargı… Kitap kısa ve bir oturuşta bitirilebilecek bir kitap. Jack abimiz kitabı akıcı bir dille ele almış. Konusu da bana kalırsa fena değil. (Hatta bu kitaptan sonra Beyaz Diş’i okursanız çok tamamlayıcı bir eser olduğunu fark edeceksiniz zannımca.) Otobüsle seyahat ederken falan yanınıza alıp vaktinizi değerlendirebileceğiniz bir kitap ancak öyle aman aman alıp götürmedi beni. Bazı sayfalarda biraz daha hikâyenin içine sürüklendiğimi fark etsem de genel manada hayatımda çok da ahım şahım bir yeri olmayacak. Ama üstadımıza her daim saygımız var tabii ki, Jack abimize laf etmek haddimize değil. Son olarak filminden de bahsedeyim. Film, kitapla neredeyse aynı fakat pek seveceğinizi sanmıyorum. Çıktığı döneme göre belki güzeldir, bir şey diyemem ama ben pek beğenmedim filmini de… Ama ille de merak edip izlemek isterseniz veya Jack London’ın serüvenlerini daha iyi anlamak için filmi izlemek iyi olabilir derseniz diye filmin linkini de bırakıyorum. İyi okumalar! (Filmi izlerseniz de iyi seyirler!) Türkçe Dublaj – 4:3 – Vahşetin Çağrısı (Jack London) – 1997 Yapımı Film: youtube.com/watch?v=JLWlDUR...
Vahşetin ÇağrısıJack London · İlya Yayınevi · 200843,2bin okunma
··
5,2bin Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yani, yine de sizi etkilemiş olmak istemem tabii ki :)
Recep KAYABAŞI
Gönderi Sahibi
Eğer bahsettiğiniz kitabı okumaya karar verirsem illaki kitapla ilgili düşüncenizi hatırlarım ama okumamaya karar verirsem sebebi siz olmazsınız o yüzden içiniz ferah olsun (: Teşekkür ederim ayrıca, sayenizde bir kitabı daha tanımış oldum (:
Yusuf Atılgan -Aylak Adam... Bitirmeden bıraktığım nadir kitaplardan birisiydi.
Recep KAYABAŞI
Gönderi Sahibi
Beni de çok açmadı açıkcası ama ilk eseri olması ve onu yazım dünyasına kazandıran çıkış eseri olması nedeniyle kitaba biraz daha duygusal yaklaşıyorum sanırım (: Bence hiç okunmayacak bir kitap değil ama o kadar büyük bir etki de bırakmıyo tabii ki.
Yazar ve kitap hakkında olan düşüncelerinizi gayet güzel ve anlaşılır bir dille bizler için kaleme almışsınız. Bir Jack London hayranı değilim, ama burada alıntı ve incelemelerini sıklıkla görmekteyim. Tarzım değil demeyeceğim çünkü henüz okumadığım bir yazar ve onun kalemi hakkında böylesi bir yorumda bulunmakta bir okur olarak hoş olmaz diye düşünüyorum. Okunacak o kadar çok kitap ve kalemi taktir edilecek yazar var, ama dünya literatürüne yetişmeye ne ömrümüz vefa eder, ne de hepsini alıp kişisel kütüphanemize koymaya bütçemiz ve yerimiz yeter. En azından bu güzel inceleme için bir teşekkürü ve tebriki çok görmemek gerek. Emeğinize ve yüreğinize sağlık.
Recep KAYABAŞI
Gönderi Sahibi
Çoook teşekkürler üstad (: Senin de kalemine, yüreğine sağlık. Yorumlarınla insanların yüreğini ısıtıyosun, var ol. (: bilmukabele
Ne demek ben teşekkür ederim :)
Ben daha yakın tarihli çekilmiş bir filmini izlemiştim ve çok beğenmiştim. Kitaba da yeni başlıyorum. Yorumlarınız çok değerli. Emeğinize sağlık. 2020 tarihli çekilmiş bir filmdi tavsiye ederim. Çok iyiydi
Reklam
Ben yaptığı eserlerin ilgi ile orantılı olarak kurgulandığı taraftarı değilim Jack, hikayelerini gerçekten alan, hayatı deneyimleyerek yaşayan biri olmasaydı eserlerini okurken kendi hayatımı toplumu bu kadar sorgulamazdım. O zaman herkes bu tip hikayeler yazabilir olay ilgiyese. Yaşadıkları tecrübeleri okumaya olan aşkı onu ön plana çıkarmıştır.
Emeğinize sağlık güzel bir yorum olmuş bende aynı araştırmadayım.. 😊