Gönderi

4/10
·536 syf.··
2018 49. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2018 22:27
Bu kitap #32335575 nolu etkinlik için okunulmuştur. Etkinliği düzenleyen kardeşim https://1000kitap.com/pikacu_ ‘e canı gönülden teşekkür ederim. Uzunca bir süre peşimden sürüklendi Nar Ağacı ... Sayfaları sulara değdi bel verdi, kırıştı. Tam bir kitap havasına büründü şirazesi. Beli iyiden iyiye büküldü. Sebebi ise gerçekten kitapta çok fazla ayrıntıya girilmiş olması. Okuma şevkimi sürekli kırdı durdu. İlk 250 sayfa sadece kişileri ve yerleri tanıtmayla geçip, betimleme üzerine betimlemelerle kişiyi sıkıyor. Ben şahsen sevmedim. Yazar konuyu en kısa yoldan ne kadar güzel aktarırsa o kadar daha iyi olur kanaatindeyim. Konu olarak ise; Setterhan ve Zehra’nın başka coğrafyalarda doğup, büyüyüp hayatlarının birleşmesini konu etmektedir. Savaşı, zorlukları ve mücadeleleri konu ederken asıl temanın aşk olduğunu unutmamak gerek. Yokluk yılları ve Osmanlı Devleti’nin gücünü kökten yitirip, kendi ülkesinde mağlup olduğu dönemler. Halı ve bol bol çaylı bir hikaye… Bazı yerlerde merak uyandırsa da bana pek edebi bir eser olarak gözükmedi ve sevemedim. İşleyiş çok güzel, keza kurgu da öyle ama o kadar uzatmanın manasını bir türlü anlamadım. Bazı bölümlerde ise sanki kelimelerin yeri değiştirilip yeniden sunulmuş gibi. Ayrıca yazarın –yor ile anlatımı ise tam bir karın ağrısıydı. En sevmediğim yazım şeklidir. Her cümlenin içerisine –yor ekini koymaları. - Biraz bekliyorum. Sonra ağaçtan yaprak düşecekken, ellerimi açıyor havada yakalıyorum. Otobüs geliyor, daha kapısı açılmadan atılıyorum kapısına. - Ayrıca; Hatırımdadır odadaki “hana,” boylu boyunca iki tane iki metreye yakın kucaklamaya zorlandığım iki direğin alttan ve üstten birleşmesiyle oluşan dikdörtgen şeklindeki o tahta yapı… Karşısına dizilen anam, ninem ve halalarım. Ellerinde yün iplikleri, parmakları gergin ipleri tararcasına, seri bir ustalık ile atarlardı ilmikleri. Sonra alabildiğine vururlardı “kirkitleri.” Benimde hananın başına geçmişliğim, üç beş düşüm atmışlığım, ağır kirkiti çocuk halimle kaldırıp, halıyı dövmüşlüğümde olmuştu. Yaşım en fazla dört ya da beş. Evimizde o günden kalan G ve A harfleri ile imzalanmış iki tane halımız var. Sözün özü; kitap okunulabilir ve tavsiye edebilir miyim onu bilmiyorum. Sabırlı arkadaşların seveceğine inanıyorum sadece. Sevgi ile kalın...
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
··
147 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ellerine sağlık Tayfun Abicim :) :) Kitabın hallerini gördük ucundan, epeyce gerçekten kitap olmuş hani :) :) Nazan Bekiroğlu ve kitaplarının yeri ayrıdır bende bilirsin sen de, hani bir yorumda mubabbetimiz de olmuştu epeyce önceleri, edebiyata yazmasaydı daha katkısı olurdu cinsinden bir söylemimiz olmuştu içinde. Demek ki zevklerimiz Nazan Hoca konusunda uyuşmadı biraz zira ben okurken çok zevk almıştım, bırakamamıştım desem yeri. Sana hak da veririm çünkü o kadar ayrıntının ya da araya sürekli güzel sözler söylemenin de fazlası zarar olabiliyor :) Okuduğun için, etkinliğe katkın için çok çok teşekkür ederim Abicim, iyi okumalar... :) :)
Gerçekten bende okurken çok sıkıldım. Yinede sonlarına doğru sarmaya başlamıştı. Fakat bu yazarın bir başka kitabını okur muyum sanmıyorum...
Kitabı elime aldım dedim bir haftada biter 1.5 ayda okudum. Kitap güzel,betimlemeler harika,fotoğrafların içine dalıp zamansal sürüklenmeler de güzel fikir,yazarı ve kelime hazinesini de sevdim. Neden elimde bu kadar kaldı güzel açıkladınız. Bazı yerli komedi dizilerinde sahnelerin uzuuuun uzun çekilip esprilerin güzelliğini sönümlemesi gibi bu kitapta da aynı şeyleri hissetmiştim.
Tayfun bey incelemeniz için teşekkür ederim. Ne yazı ki bu kitapla alakalı tespitimiz aynı doğrultuda sizinle. Benimde puanım 4 oldu. Bu kadar uzatılmasa idi betimlemeler, gereksiz anlatımlar olmasa idi, bir de satır araları çok yakındı birbirine,zor okudum, bunlar böyle olmasa hukaye kendini daha net gösterebilir ve i zanan benim açımdan puanı belki 6 civarı olabilirdi. Ama ben çik sıkılatak okudum ne yazık ki. Bu arsda böyle popüler ve yüksek puan verilen kitaplara ben düşük puan verince insan acaba ben mi anlayamadım güzelliği hissine kapılıyor zaman zaman. Onun için benzer puan verio benzer tespit yapıldığını görünce bi mutlu oluyor insan. Demek ki her kitap her insanı açmıyor. İyi okumalar