Gönderi

İçinizde ki kurdu dürtün
10/10
·639 syf.··
2018 65. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2018 15:26
Aylardır askerde daha rahat okurum diye erteliyordum, iyi ki öyle yapmışım rahat bir kafa ile koşuşturma olmaksızın okudum. Her kitap bittiğinde heyecanla bir an önce diğerine başladım, bitince de çok üzüldüm, boşluğa düştüm. Ayrıca askerliğimi de jandarma olarak yapıyorum o da ayrı bir ironi olsa gerek. (Spoiler içerir) İnce Memed hem dönemin sosyolojik hem de tarihsel gerçeklerini yansıtıyor. Sosyolojik olarak bakıldığı zaman halkın içinde bulunduğu umutsuzluğu, yoksulluğu, bilinçsizliği ve suskunluğu resmedilmiş. Uzun yıllar boyunca zulüm gören, horlanan elinde ne varsa ağalar tarafından el konulan ve tüm bunlara karşı sessiz kalan, boyun eğen köylüler kendi içlerinden çıkan bir kurtarıcıyı bekliyor. Kimi o kurtarıcıyı bulduğunda onunla beraber ayağa kalkıyor, kimi ise yıllardır içerisinde bulunduğu çaresizlik ile güçlüden yana taraf tutuyor. Tüm halk gerçekliği romanda en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Bunun yanında özellikle mitolojik denecek seviyede dini olgular kullanılmış ki bu hristiyanların halk kahramanlarını azizleştirmesiyle benzeşiyor(Özellikle Latin Amerika kiliselerinde ki Che Guevara ve Pablo Escobar bibloları buna örnek.) Tıpkı bunun gibi İnce Memed de halkın gözünde ermiş oluyor. Bu da Ortadoğ toplumunun en büyük özelliği, dini olgular ile halkın güvenini kazanmak ve onu arkana almak. Yine Ortadoğu'ya özgü güçlü bir karakter arkasında halkın adaletsizliğe karşı başkaldırısı resmedilmiş. Her isyanda ağır bedeller ödeyerek yenilen köylüler yıllarca yeni bir kurtarıcı bekler ve onunla tekrar ayağa kalkar. Ama bu romanda ki fark bu kurtarıcının basit bir köylü olması, bütün isyan liderleri toplumsal statü sahibi sahibiyken, İnce Memed sonradan bu statüye sahip oldu. Bunların yanında İnce Memed tarihsel olarak da bir isyan geleneğinin devamcısı durumunda. Özellikle Baba İshak ile başlayan Şeyh Bedreddin ve Celali İsyanları ile devam eden bir geleneği devam ettiriyor İnce Memed. Tüm isyanlarda yenilen, yerlerinden yurtlarından edilen köylülerin içerisinde ki eşit yaşam özlemi, paylaşma ve dayanışma duygularının hala var olduğun hissediyoruz ('modern toplumun' yok ettiği, eksikliğini hissettiğimiz duygular.) Her isyandan bir ders çıkaran kitleler yüzyıllarca süren sessizliğini bir anda nasıl bozabiliyor romanda görüyoruz. Özellikle Osmanlı döneminde başlayan ama cumhuriyet ile devam eden, göçmen Türkmenlerin nasıl zorla yerleşik hayata geçirildiği, kültürlerinin, gelenek ve göreneklerinden nasıl koparıldığı, yaşadıkları zulüm ve asimilasyon İnce Memed'in hikayesinde resmedilmiş. Bunların yanında yeni kurulan cumhuriyetin aslında hiç de yeni olmadığını düzenin eskisi gibi ilerlediğini görüyoruz. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı kazanan yoksul köylülerin yine ağa ve beylerin insafına bırakıldığı, ağa ve beylerin yine devletin yerel yüzü olduğu bir ülke var ortada. Kitap içerisinde geçen diyaloglar zaten köylüye karşı bakış açısını ve köylü gerçekliğini ele veriyor. Tüm bu geri kalmışlığa ve sessizliğe rağmen 'içerisinde ki kurdu' öldüremeyen biri çıkıyor ve tüm bu adaletsizliğe karşı çıkıyor. Öldürmeye alışamadım, içim almıyor dese de buna mecbur olduğunu, birinin bunu yapması gerektiğini biliyor. İkinci kitap da Memed'in içine düştüğü 'Abdi gitti Hamza geldi, bu düzen böyle gider' çelişkisi güzel bir sistem sorgulaması yapmamızı sağlıyor. Aktörleri ortadan kaldırmak çözüm değil bu adaletsizliği tek tek ağalar değil sistem yaratıyor. Bu yüzden tek tek görünen yüzlere değil adaletsizliğe karşı savaşmak gerekiyor, işte o zaman Koca Süleyman'ın dediği gibi "bir İnce Memed gider bin İnce Memed gelir".
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
··
5 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne güzel demişsin, baştaki ironiyi ben diyecektim kendiliğinden geldi:) İnce Memed'e yalnız bir roman gözüyle bakmak büyük bir hatadır. 35 yılda yazılan bu kitap ülkenin görülmeyen yüzü hatta büyük bir aynasıdır, o yüzden bence de dediğin gibi sosyolojik olarak ele alınmalı.
Tolga Güney
Gönderi Sahibi
Tabi ki yoksa anlatmak istediği meseleyi anlamamış, o ruha girememiş oluruz. Okurken Yaşar Kemal'in ne kadar iyi bir sosyolog ve tarihçi olduğunu da fark ettim.
İnce Memed’de yürek var , akıl var insanlık var Okuyalım okutturalım :)
Tolga Güney
Gönderi Sahibi
Gazete reklamı gibi 😃
Güzel bir inceleme olmuş yüreğinize, kaleminize sağlık..
Tolga Güney
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim