Kitap ismiyle başlayalım.
'Akışkan Modernite' geçmişten süre gelen bir gözlemin okuyucuya perspektif bir şekilde aktarılmasıdır. İçerisinde tarihte adı geçmiş, bazılarının adı bile geçmemiş birçok politikacı, din adamı, filozof, bilgin, düşünür ki bunlar Adorno, Francis Bacon, Augustinus, Elisabeth, Franklin, Camus, Deleuze, Descartes, Ford, Freud, Aristotales, Gates, Kant, Nietzsche, Max, Schopenhauer, Afred, Platon, Orwell, Thopson gibi sizlerinde daha önce isimlerini ve yaptıklarını duyduğunuz, isimlerine aşina olduğunuz, çalışmalarını okuduğunuz kişilerin alıntılarına ve açıklamalarına yer vermekte.
Akışkan Modernite'de tam olarak 166 isim yer almakta. Evet, yanlış okumadınız veya ben fazladan 6 girmedim. Belki de bu şu ana kadar duyduğunuz en uçuk rakam olabilir. Ama kitap doğası gereği bunu yapmakta özgür. Dediğim gibi, içerisinde konuları gereği karmakarışıklıktan kurtulmalı. Bunu da yapabildiği kadar işlemiş. Okuyucuyu sıkmamalı, kitabın içerisine dahil etmeli. Bunu da çok iyi yerleştirmiş. Kafa karışıklığına sebep olacak bir anda bingo! Platon devreye giriyor. Basit görünen bir yazı sonrası hemen bingo! Nietzsche devreye girer. Kitap kendini aşmış.
Kitap yayınevinin isiyatifi dışında 310 sayfaya indirgenmiş. Aslında yazı büyütülmüş olsaydı en az 1.5 katı daha fazla yer kaplayabilirdi. Can yayınları bu işin ehli diyebilirim. Kitabı iyice düzenlemek, sıralayıp olabildiğince kelimeleri öne çıkarmak 'Can Yayınevinin' işi demek doğru olur.
Kitap kapağı da dikkat çekici. Eyfel kulesi, sıradan gri tonları olan bir renk. Sade, düzenli ve sıradan gibi gözüküyor. İlginizin çekmemesi için değil, bilakis tam tersi bir tepki yaratıyor. Elinize alınca anlayacağınızdan eminim.
Akışkan Modernite'yi, günümüz için vurgularsak 'Yüksek Modernite' olarak tanımlayabiliriz. Günümüz teknolojisi, kaynakları ve insan değişimi bakımından bu sınıfa koyabiliriz.
Kitapta ana konu başlıkları verilmiş ve sonra onların devam ettirdiği bir diğer konu başlıkları verilmiş. Kitabın ise ana konu başlıkları şöyle:
1- Kurtuluş
2- Bireysellik
3- Zaman/Mekan
4- Emek
5- Cemaat
Ayrıca şunu da söylemek istiyorum. Mesela bir konu başlığının bir diğer alt konu başlığını bir alıntı ile açıkladıktan sonra kısa bir bilgi verilmiş. Açıklama mecburiyetinde hissetmiş gibi geldi bana. Bu takdir ettiğim tek noktaydı. En ufak bir soru işareti bırakmak istememiş. Sanırım Bauman benim gibi takıntılı biri. :)
Özgürlük nedir?
Birey kendini topluma teslim eder ve bu teslimiyet özgürlüğün koşuludur. İnsan için özgürlük kör, akılsız fiziksel güçlerden kurtulmaktır; bu özgürlüğe, kanatları altına sığındığı toplumun büyük ve akıllı gücünü bu kör güçlere karşı çıkmak için kullanarak ulaşır. Toplumun koruyucu kanatları altına sığınmakla insan, kendini bir dereceye kadar ona bağımlı hale de getirir. Fakat bu, özgürleştirici bir bağımlılıktır; bunda hiçbir çelişki yoktur.
Yoksullar ve Zenginler
Yoksullar zenginliklerinden farklı bir kültürde yaşamazlar. Parası olanların menfaatine göre kurgulanmış bir dünyada var olmak durumundadırlar. Ve yoksullukları, ekonomi durgunluk ve küçülme yüzünden oldu kadar, büyüme yüzünden de derinleşir.
Tarih nedir?
Tarih aslında biraz zırvadır. Geleneği istemiyoruz. Şu anda yaşamak istiyoruz ve biraz olsun önemsenecek bir tarih varsa, o da bizim bugün yaptığımız tarihtir.
Kitaptan yabancı ve işinize yarayabilecek birkaç yabancı terim.
Şizmogenetik: Ayrılarak yeniden doğma/ bölünerek çoğalma anlamında kullanılan bir terimdir.
Pleonastik: Açıklaması kendi içinde olan cümle; gereksiz kelime kullanımı, laf kalabalığı anlamında kullanılır.
Son olarak bir müzik vermek istiyorum. Kitapta yer yer artan tempoya eşlik etmesi için.
youtube.com/watch?v=DUmq1cp...
Keyifli okumalar.
Bu anlamlı inceleme için çok teşekkür ederim. Ben hala okuyamamış olsam da inceleme oldukça güzel fikirler edinmemi sağladı. Okumadan önce bu düşüncelere sahip olmak kitabı daha iyi anlamami sağlayacak diye düşünüyorum.