9/10
·248 syf.··
2018 65. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2018 21:21
Geç tanımış olduğum yazarlardan biri daha. Beklediğimden fazla donanımlı bir yazar, yazıları net, evirip çevirmiyor. Batı'dan Doğu'ya bir çok isim geçiyor kitapta ve sizi bilgi sağanağına tutuyor. Kitabın uslubü ve genel işleyişi bana Cemil Meriç kitaplarını andırdı. Cemil Meriç'in kitaplarında da öncellikle bahsedeceği bir konunun terim açıklaması, daha sonra Batı'dan Doğu'ya birçok düşünür, filozof, alimlerin görüşleriyle harmanlayıp kendi bilgi biriminden okuyucuya aktarır. Bekiroğlu'nun kitabındaki fark ise; isimler daha popüler, bilindik, hafızalarda olan karakterler. Güncel kitapların özelliğidir belki de bu. Nazar Bekiroğlu okuduğum bu kitap kadarıyla anlatmam gerekirse ne sağcıdır ne de solcu. Hürriyet aşığıdır. Düşüncenin hürriyetin engellenmesine şiddetle karşıdır. Nazım Hikmet'in de Necip Fazıl'ın da acısını yüreğinde hisseder. ''... fikirler arasındaki çatışma ve çarpışma ilerlemenin vazgeçilmez şartıdır.'' (Cemil Meriç) sözüne inanan insanlardan biridir. Kitap olarak 4 ana bölümden oluşmasına rağmen, genel olarak Zindan Risalesi adı verdiği bölüm oluşturuyor kitabı. Zindan kelimesinin kavramıyla başlıyor anlatmaya. Batı'yı anlatıyor öncellikle. Hapsetme ilk olarak kiliseyle başlamış ve ilk hapishane binalarını manastırlar oluşturur. ''Ortaçağ'ın karanlık bölümü Skolastik, erkin varılabileceği en sert noktayı temsil etti. Çünkü dünyayı Hristiyan tanrısı adına yönetmek sevdasına düşen kilise, işine geldiği gibi yorumladığı bir Hristiyanlık adına yüzyıllarca terör saçmıştı. Bu terörün pratikteki adı Engizisyon.'' (Sayfa 58) Roger Bacon büyütecin mücidi. Düşündükleri ve denedikleri kiliselenin kafa şekline uymadı ve büyücü ilan edildi. Galileo Galilei, kilisenin kabul etmiş olduğu evrenin sabit olduğu görüşününe karşı çıkıp yerin sabit olmadığı ve Güneş'in etrafında döndüğünü iddia edince yer yerinden oynadı. Daha bunun gibi birçok bilimadamı mevcut düzenin aksi hareket ettiği için hapsedilmiş, tecrit edilmiş veya öldürülmüştür. Bunun kaçınılmaz sonucu Rönesans ve Reform hareketleriyle Avrupa'nın aklı ön plana alıp, taassup ve taklidi terk ederek bilimsel yaklaşımlara önem vermelerini onlar için önemli bir dönüm noktasıdır. ''Izdırabın sonu ihtial'' (Sayfa 63) cümlesi özetliyor aslında bunu. Doğu'ya geçiyor yazar. Hz.Peygamber (s.a.v) döneminde hapishane yoktur. Suç işleyenler mescidde bekletilirdi. Hz. Ömer (r.a) döneminde büyük bir evde ilk hapishane kurulmuştur. Ama uzun süreli hapis olmamıştır. Suçun şahşiliği önemli olduğundan, suçluya verilecek cezayla ailesi de cezalandırılmış olacağından uygun görülmemiştir. Bunun için İslâm hukukunda hapis cezası bir ceza olarak değil, hakkın tesbiti için alınan tedbir olarak düşünülmelidir. sorularlaislamiyet.com/kaynak/hapis-ce... Hz.Peygamber (s.a.v) ve 4 Halife döneminden sonra hilafet saltanata, saltanat da sultana dönüştükten sonra bazı haksızlıklar olmuştur. Mevcut iktidar gücü kendi lehine kullanmıştır çoğu zaman. İmam-ı Azam, Ebu Hanife, Hallac-Mansur, Ahmed bin Hanbel, İbni Sina, İbn Haldun, İmam-ı Rabbani hepsinin yolu zindanlardan geçmiştir. ''Her çağda sert tepkilere yol açmış tenkit. Kimi yakmış tenkitçiyi, kimi taş ocaklarına yollamış. Susturabilmiş mi? Hayır.'' der Cemil Meriç. Bir başka sözünde ise ''Otorite ile hürriyet.. politikayı özetleyen iki zıt mefhum. Çatışıyorlarsa, toplum rahatsızdır; aralarında ahenk kurulmuşsa, mutlu. Otoriteyi yıkmak, anarşiye yol açmaktır. Hürriyeti kaldırmak, toplumu bir veya birkaç kişinin sömürüsüne terketmektir. Demek ki insanlar ne hürriyetten vazgeçebilirler, ne otoriteden. Ama bir hakikatı da unutmamalıyız: Hürriyetin tek desteği var: hak.. Otorite hem kuvvete dayanır, hem hileye. Yani hürriyet daima tehlikelidir.'' demiştir. Hürriyet, otorite tarafından daima tehlikeli görülmüştür. Osmanlı devletini inceledikten sonra Cumhuriyet dönemine gelir. Çok kültürlü, çok dilli, çok dinli adeta bir mozaik şeklinde harmanlaşmış bir toplumdan maalesef tek dil, tek kültür, tek din kültüre oluşturulmaya çalışılmıştır cebren. Bu sancılı süreçte hemen hemen toplumun her kesimi büyük ızdıraplar çekmiş ve çekmeye devam etmektedir. Can Yücel, Che Guevara kitabını çevirdiği için hapise atılır, Necip Fazıl Kısakürek de dini içerikli şiir yazdığı için hapse. Oluşturulmak istenen tek tipçilik zihniyet, düşünceye ve düşünene hep kasdetmiştir. Bazen canına, bazen özgürlüğüne.
Cümle KapısıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20212,417 okunma
··
129 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.