8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2018 69. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2018 14:03
"Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün..." bu başlangıç, romanın başlangıcı. Öldürüleceği bilinen bir adamın ölüm gününde başına gelenler, olaya şahit olanların cümleleri çerçevesinde olaydan 23 yıl sonra aktarılıyor. Nasar, kendisinin itham edildiği suçu(!) işlemiş mi bilinmez. Zira romanda buna dair hiçbir işaret yok. Şehirdeki neredeyse herkesin bu cinayetin işleneceğini bilmesine rağmen hiçbir şey yapamaması ya da çaba gösterenlerin amaçlarına ulaşamaması, 2012 yapımı 38 Şahit isimli filmi düşündürdü. Filmde de gerçek bir olay işleniyor: Bir cinayete şahit olan en az 38 kişinin, bir başkasının polisi aramış olabileceği ya da olaya müdahale edeceği gerekçesiyle harekete geçmemesi bu filmin konusunu oluşturuyor. Buna literatürde "Bystander Effect" yani "İzleyici Etkisi" deniyor. Bu etki şöyle diyor: Bir olaya şahit olanların sayısı arttıkça, bu kişilerin o olaya müdahale etme ihtimalleri zayıflar. Olacak olan, olacaktır. Márquez'in romanında da belirttiği gibi, "Kader bizi görünmez kılar." Bazen hiçbir çaba, ilgili olayı önlemeye yetmez. Nasar üzerine atılı suçu(!) işlemiş olsa bile sonuçları böyle olmamalıydı. Olaylar sırasında şehri gemiyle ziyarete gelen piskopos olayı ise tam bir "sis" oluşturmuş. Çünkü sokaklardaki gürültülerin sebebi olarak bu ziyaret, iyi bir gerekçe meydana getirmiş. Zaman zaman olayın akışını ve isimleri karıştırsam da Albert Camus'un Yabancı isimli öyküsünün yanına koyabileceğim bir okuma oldu. Bir rastlantı eseri olarak kitaba bir pazartesi günü başlayıp aynı gün bitirmenin de anısı kalsın :)
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
··
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.