·484 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ekim 2018 17:42 "Bir kitap içinizdeki donmuş değerleri parçalayacak bir balta olmalıdır. İnsanı ısıran ve sokan kitaplar okumalıyız. Okuduğumuz kitap bir yumruk indirerek bizi uyandırmıyorsa ne işe yarar? " demişti Franz Kafka
Livanelinin bu kitabı insana kocaman bir yumruk indiriyor. Mayayla birlikte bir varoluş sancısı çekerken buldum kendimi. Devletlerin kocaman filler biz sıradan "insan"ların, fillerin çiğnediği çimler olduğu, o savaşlarda her milletten dinden insanın ne acılar çektiğini içimde hissettim. Livaneli de tam olarak bunu istemiş olmalı. Max ve Nadia'nın hikayesinde kendimi ağlarken buldum -ki en azından gözleri dolmadan, canı acımadan o satırları okuyacak yok sanırım- ve bi süre soluklanmak için ara verdim.
Ne acı ki hala böyle hikayelerin yaşanıyor olduğu bir devirde hayat mücadelesi içinde sürükleniyor olmak..
Muhteşem bir kitaptı. Livaneliye saygılarımla..ï