Gönderi

Posta Kutusundaki Mızıka' dan Mektup Var
Sevgili Dost, Bugün senin daha önce veda ettiğin şehre bu kez ben veda ediyorum. Şehrin sokaklarını son kez adımlıyorum. Adımlarken bir yandan da seninle günbatımında yürüdüğümüz ikimizin gizli yolunu düşünüyorum. O yolu son kez sensiz yürümeye cesaretim yok. O yol "sen" demek çünkü. Yolda yanından geçtiğimiz mezarlığa ettiğimiz dualar demek. " Gurbet" demek. İşte sevgili Dost sokaklar bile bu kadar şey demekken bu şehri bırakıp gitmek zor. Dönüp o apartmanı son kez görüyor olmak, son kez sarılmak bir kediye, son kez uğramak şehrin tek kitabevine... Kitabevi olmayan bir şehre gitmek burdan çıkıp... Beni anlıyorsun değil mi, anlıyorsun... Çünkü sen beni hep anlıyordun. Çünkü ben çokça sen' im. Sen fazlasıyla ben. Birbirimizi geç bulup, erken bıraktığımız; soğuk bir sabaha birlikte uyandığımız zamanlarda benzedik birbirimize. Son kez bir iftar vaktinde sarıldık ayrıldığımızı bildiğimiz için. Son kez ellerimizi tuttuk " elbet görüşeceğiz" inancıyla. Gönüller bir olunca yollar uzak etmezdi bizi birbirimize. Ve aylar sonra bu şehri sensiz yürüyorum sevgili dost. Kitabevinin raflarındaki kitaplara bakıyorum, çayını çok sevdiğim o gözlemecide son kez bir bardak çay içiyorum... Çayın tadı seninle güzel gelirdi en çok. Derdin ya " Çayı sen demle." diye. Bu kez kimseye çay demlemiyorum. Seninle çimenlerinde oturduğumuz o parkın arka sokaklarında yolumu kaybettim. Değişmiş yollar. Şehrin simasını bozmuşlar bizden sonra. Şehir bana bir yabanmışım gibi baktı. Yanımda seni aradı. "Bu kez yok." dedim. Ve senin yokluğunda bu şehre tek yağmur damlası düşmedi. İnsanlara bir kez daha veda ettim. Geride kalanlarla. Seni sordular " O sonra gelecek." dedim. İkimizi birlikte görmeye alışanlar inanmaz gözlerle baktılar. Sana bu şehrin sokaklarında pek çok "son kez" bıraktım. Hayat da öyle değil midir? Bazen yaptığımız bir şey " son şey" olur. Otobüs beni son kez bu şehirden uzaklaştırıyor. Ve şoför bunu bilmiyor. Yolcular bilmiyor. Belki sen bile bilmiyorsun. Beni anlıyorsun değil mi, anlıyorsun. Çünkü sen beni hep anlıyordun. Çünkü ben çokça sen' im, sen fazlası ile ben. Sevgili Dost, Yollar yavaş yavaş bitiyor. Kimse bunu bilmiyor.
Edebiyat
··
32 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sevgili Dost, Satırlarını okurken gözyaşlarım tebessümlerime karıştı. Tıpkı beraber olduğumuz akşamlardaki gibi. Çayımız, kedimiz ve birbirimizi geç bulmuş olmamızın heyecanıyla ettiğimiz sohbetleri öyle çok özlüyorum ki. Yollar yavaş yavaş bitiyor demişsin. Ama her yolun sonu yeni bir başlangıç değil mi? Sevgili Dost, Ben şimdi bambaşka bir şehirde seni bekliyorum. Yeni yollar keşfedelim, sokak kedilerini besleyelim, eve gelip çay demleyelim diye. Daha anlatacağım çok şey var. En kısa zamanda bir mektup daha yazacağım sana 💌💌💌
Ayşe Nur SONKUR EFE
Gönderi Sahibi
Yeni yolların sonunda bekleyen Dosta kavuşmak her zaman daha güzel, daha anlamlı. Her şeyi yeniden ve birlikte yapmaksa yaşamın anlamı.Yeni mektubunu dört gözle bekliyorum sevgili Dost... 💌💌
bir sen'din yanımda koca şehir sığınakta korkmuyordum sığınağım yanımda bir adım genişliğinde bir insan boyunda... Yıllar önce yazdığım bu dizeleri aklıma getirip, buldurdunuz. Bu nasıl güzel bir duygu aktarımı ve gülden naif bir kalem..Siz hep yazmalısınız, Allah ferasetinizi arttırsın.🙏👏
Ayşe Nur SONKUR EFE
Gönderi Sahibi
Ne anlamlı dizeler. Kitapta da bahsi geçiyor ya " Dünyanın en güvenli yeri neresi" diye. Bir insan boyu sığınak. Amin...Çok teşekkür ederim. Yazmayı seviyoruz. Kalem ve kağıt olunca kanat açıyor duygular. :)
Ayşe Nur SONKUR EFE
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Hayırlı ve bereketli sabahlar, zamanlar...