·432 syf.····Okunma: 14 Kasım 2018 19:51 Fazla dram unsuru ben de geri tepiyor. Kitabı bitirince miri'nin yaşadıklarina değil de kocasına daha çok üzüldüm. Kitabı iki bölüme ayıracağım. Kaçirilmadan önceki bölümlerde kocasi ve mirinin ilişki dinamiklerinin anlatıldığı bölümlerde çok sıkıldım. Bence miri acayip derecede egolu, kibirli ve dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü sanan biri, bu yüzden de kaçirildiktan sonra bu nazinin kaprisinin ailesinden baska kimseye geçmediğini gördükten sonra hepten tozuttu. Kaçırılmadan önce zaten kocasina çok saygisizca davranan biriydi. Vallahi adamin bunu kurtarmak için harcadiği emeğe yazık. Hep böyle simarik kiz çocuğu tavirlari filan. Öf ana karakterinin kezban olduğu kitaplara tahammul edemiyorum. Kacirilişindan sonraki sürec için yapacağim yorum daha farkli. Yasadiklarina, yapmak zorunda kaldiklarina üzüldüm. Bu sürecten sonra da özüne dönüş basladi ve olgunlasma eğilimi gösterdi. Çiftliğe sigindiği ve kaynanasiyla olan bölüm, birbirlerini destekledikleri sahneler çok güzeldi. Haiti hakkinda pek bilgim yoktu. Biraz arastirma yaptim. Bilgi sahibi olmami sağladı. Asla yasamam dediğim yerlerin liste başinda suudi arabistan var 2. Siraya haitiyi yerlestirdim. Iraği 3 e cektim. Yazarin hikayeciligi çok güzel, dil ve anlatimi da hoş bir kitap. Sonu da güzeldi. Kitapla ilgili tek sorun mirinin kendisi de değil kafa yapisi, böyle bir insanla arkadaslik bağim olsun istemem zengin kibri var çünkü... kitabin ana karakterinden irrite olursam ve yazar da kocaya yapilan tüm kezbanliklari ask bu iste gibisinden desteklerse sevemem yani... pek sevmedim bu kitabi, kurgusu da bir dağinik lakin yazar kendisini biraz daha geliştirirse iyi yazar olur ondan. Umarim devam eder. Ben mirinin yasadiklarindan çok pislik içinde top oynamaya çalisan, yaşamaya çalisan çocuklara üzüldüm açikcası. Kitap kapaği tasarimi da cok kötü.