Gönderi

Kitap okuma grubumuzdaki sunumumun kısaltılmış hali
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
‘Bakabiliyorsan gör görebiliyorsan fark et’’cümlesiyle başlıyor roman.Kitabın içersinde yolculuğumuz başladığında ise, görmeye dair elimizde bir şey kalmıyor.Artık kitabın her sayfasında körlük kelimesi ile karşı karşıyayız. Yazar sadece körlük metaforu üzerinden,ancak yazarlara nasip olan, bu düzeyde bir hayal gücü ve tasvir yeteneğiyle okuru çok oyalamadan kitabın bir parçası haline getiriyor.Hatta sekizinci körü yapıyor diyebiliriz. Gören insana göre kurgulanmış bu dünyada,körleri yerleştirerek herkesi kör yaparak,körlerin olduğu bir dünyayı anlatmak, her insanı geçelim her yazarın bile harcı değildir. Saramago bunu Rus yazarları kıskandıracak kitap boyu süren başarılı tasvirlerle,hayret içerisinde bırakarak yapıyor. Hele doktorun tuvalette tasvir edildiği bölüm, bu başarıyı açıkça ortaya koyuyor.Yine defalarca bizim de okurken roman karakterleri ile birlikte midemizin Bulanması,kusma noktasına gelmemiz bu başarının kanıtlar olsa gerek. Bu yazma girişimini,sadece körlerin yaşadığı bir şehri tasvir ederek bırakmamak,kitabı aynı zamanda bir sistem eleştirisine dönüştürmek,toplumun ahlak yapısını sorgulamak,gören insanların oluşturduğu uygarlığın temellerini sorgulamaya çalışmakta kitapta yer alınca,bu kitap Nobel Barış ödülünü kesinlikle hak etmiştir diyebiliriz. Kitapta yer alan özlü sözleri,aforizmaları,yazar olmayan bir okura göre süslü cümleleri de unutmamak gerek.Kitap çok fazla alıntı yapılacak,üstünde düşünülecek ,okuru sarsan bakış açısını etkileyen ve sürekli kitapla tartışma halinde tutan sözler cümbüşüne sahip. Kitabın tartışmaya açtığı kavramlara gelirsek; bunların başında ahlak,toplumsal ahlak , kavramları geliyor diyebiliriz. Gabriel Garcia marquez ‘’ahlak bir zaman sorunudur.’’ der Benim hüzünlü orospuların kitabında.Saramago da ‘’içinde bulunduğumuz ahlak anlayışı, sahip olduğumuz ilkelerin manevi niteliğinden değil, maddi hayat çerçevesinde oluşmuştur.’’ diyor. Marquezi’in ‘’ahlak bir zaman sorunudur.’sözünü, Saramago’nun bu kitabını okuduğumda anladığımı farkettim. kitapta insan hayatına dair ne varsa yemek yemesinden, tuvalet ihtiyacına, insan ilişkilerinden, cinselliğe varana kadar tüm maddi temelli ihtiyaçların körlerin ahlak anlayışını nasıl ortaya çıkardığını Marquesİn sözünü doğrulamak istercesine, en üst perdeden Saramago bize vermektedir. Kitabın sistem eleştirisi boyutuna gelecek olursak, eleştirin merkezinde devletle yaptıkları yer alıyor.Ben Saramago’nun devletin olaya yaklaşımını, körleri tecrit etmesine karşı, koyduğu öneriyi , doktorun karısı olarak gördüm. iyilik kavramını gören kadın üzerinden somutlarken, kötü devlet üzerinden ortaya koymuştur.gören kişinin kadın olması ve iyiyi temsil etmesi aynı zamanda bir erkek egemen toplum eleştirisi olarak da görebiliriz.
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
··
5 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.