·318 syf.····Okunma: 19 Kasım 2018 09:28 Sizin de merak ettiğiniz gidip görmek istediğiniz ülkeler, şehirler var mıdır?
İllaki vardır tabi ama özellikle merak ettiğiniz bir bölge var mıdır?
Toprağının genelde kanla sulandığı Ortadoğu ülkeleri benim her zaman ilgimi çekmiştir mesela.
Bu bağlamda o bölgeye ait, daha doğrusu bölge kültürüne, tarihine ait kitapları ayrı bir seviyorum.
Amin Maalouf, seni okumak için çok geç kalmışım bunu anladım.
Aslında kitap bir el yazmasının tarihini kapsıyor. Benjamin adında bir Amerikan, sahip olduğu bu yazmanın oluşum evresini dile getiriyor. Bahsettiğimiz herhangi bir yazma olmadığı için de, geniş bir tarihi içine alıyor. İran tarihi! Her zaman söylerim medeniyet ve ilimin merkezi Doğudur, Batı sadece göz boyar ve zorla sahip olur diye.
Adına medreseler kurulan Nizamülmülk; kitapları ve ihtisasları konusunda öncülerden olan Ömer Hayyam; ziyadesiyle zeki, sahip olduğu bilgi birikimini kendi şartlarında bir dünya kurmak için kullanan Hasan Sabbah. Bu üçlünün hikayesini aslında daha önce Alamut (Vladimir Bartol) kitabında okumuştum. Fakat orada Hasan Sabbah diliyle ve daha çok hikaye boyutuyla anlatılmıştı yaşananlar. Amin Maalouf ise tarihi kronolojik sırasıyla ele almış konuyu.
Ömer Hayyam'ın Nizamülmülk ile yollarının kesişmesi, Hasan Sabbah ile tanışması daha sonrasında siyasetin acımasızlığı sonucu birbirlerine ters düşmeleri, ayrılan yollar ve alınmak istenen intikamlar silsilesinde cereyan eden olaylar, olaylar, olaylar. Sonrası ne mi dersiniz? Bu dünya Sultan Süleyman'a da kalmadı, yaşam aşkıyla dolu Hayyam'a da kalmadı, hırs ve iktidar aşığı Nizamülmülk'e de kalmadı ve en önemlisi kalesinde bir dünya inşa eden Hasan Sabbah'a da kalmadı.
Hayyam'ın Rubaiyat yazmasını bulmayı amaçlayan Benjamin, yolculuğu sırasında Türkiye üzerinden İran'a geçer. Bu sırada yazarımız, dönemin yönetimi hakkında yine eleştirel bir yaklaşımla, Abdülhamid'i gömmüş desek yeridir. Neyse, aynı şekilde İran yönetimi hakkında da değişim isteyen halk ile çatışma halinde olan şeriatın durumu hakkında detaylı bir bölüm kitapta karşımıza çıkıyor. Açıkçası kitap tamamiyle dinler tarihi temasıyla ilerlerken, siyasete de ucundan dokunup sonunu Titanic'e bağlamış. Çok da güzel olmuş.. Dediğim gibi seni tanımakla geç kalmıştım Amin Maalouf.