"Yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna, hiçlik kadar baskı yapmaz."
Zihni oyalayacak en ufak bir detay olmadığında, soyut düşünceler somut bir şeylere muhtaç kaldığında insan psikolojisi nasıl da hızla değişiyor.
New York'tan Buenos Aires'e giden bir gemide yolları kesişen iki zıt karakterin hikayesi...
Dr. B. içinde bulunduğu hiçliği doldurmak için kendi beyniyle yarışan, delilikle dahilik arasındaki ince çizgide yaşayan biri iken, Mikro Czentovic hayatı boyunca satrançtan başka bir şeye ilgi duymamış, cahil, küstah ve öğrenme güçlüğü çeken bir dahi. Dr. B.'nin aksine satrancı para-ün kazanmak için oynuyor. Yenilmeyi hazmedemiyor.
Bu ikili arasındaki savaşta, beklemenin o çıldırtıcı yanını bekleyen benmişcesine hissettim.
1942'de Hitler'in düzeninde dünyanın asla yeniden varolamayacağını düşüncesiyle bunalımın eşiğinde yazılan bu kitap hemen ardından da yazarı intihara sürüklüyor.
Satranç, bir oyunun ötesinde, stratejileri ile bir sonraki adımı kurgulayabilen bir yaşam tarzı.