Hayır, benim çocukluğumun hürriyeti, hiç de bu cinsten bir hürriyet değildir. Evvela burası zannımca en mühimidir, onu bana kimse vermedi. Bu sızdırılmış altın külçesini birdenbire kendi içimde buldum. Tıpkı ağaçtaki kuş sesi, sudaki aydınlık gibi. Ve bir defa için buldum. Bulduğum günden beri de küçücük hayatım, fakir evimiz, etrafımızdaki insanlar, her şey değişti.
O, bana hiçbir şeye sahip olmadan, hiçbir şeye aldırmadan yaşamayı öğretti. Insan işlerine uzaktan bakmayı oradan ögrendim.
Fedakarca gerçekleştirmediğin eylemler seni bu dünyaya bağlar. Bu uğurda, baglanmaktan kaçınarak eylemlerde bulun. Bağlanma olmadan, daima ödevin olan eylemi gerçekleştir.
Dolayısıyla hiçbir şey, hayvan sürüsünün yaptığının aksine, önden giden kalabalığın izinden gitmememiz ve herkesin gittiği yere değil de gidilmesi gereken yere gitmemiz gerçeğinden daha önemli değildir