·126 syf.····Okunma: 04 Aralık 2018 21:58 - İnceleme yazmayı düşünmüyordum ama WERTHER RÜYAMA GİRDİ !!!
- Ben bu kitaba haksızlık ettim, o yüzden Werther gelip benim rüyama girdi arkadaşlar. Nasıl mı? İşyerimde okurum diye yanıma aldım kitabı, ama işimden dolayı gerek arandım ve gerekte dolaşmak zorunda kaldığım için bir türlü kitaba odaklanıp tek solukta okuyamadım. Böyle olunca da kitapla biraz kopukluk hissettim. Siz böyle yapmayın lütfen. Bu kitabı tek solukta okumaya çalışın.
- Bu kitabın 1770'li yıllarda yazıldığı düşünülürse, zamanın bütün duygularını içine hapsetmiş gibi. Sanki bütün güzellikler Werther'in yüreğinde toplanmış ve bütün ızdırabı çekmek için o görevlendirilmiş, herkes adına gülüp ağlayacak tek kişi o. Yazdığı mektuplarda anlattıkları, insanın duygu değişimleri ve bunun önüne geçemeyişi, aynı anda birden fazla duygunun etkisinde olması(bir yerden ayrıldığı için duyduğu sevinç ve o yerdeki dostları adına duyduğu hüzün gibi) ve kendiyle ilgili yaptığı tahliller son derece etekleyici.
- Spoiler var!!
- Lotte.. Werther'in ilk görüşte vurulduğu kişi. Mektuplarında ilk karlılaşmalarından sonra bolca adını görüyor ve O'na duyduğu sevginin uçsuz bucaksızlığında yüzüyoruz. Pembe dizi havasında geçeceğini düşünüyorsanız yanıldınız. Bu iki kişiyi birbirinden ayıran çok önemli bir neden var.. Buna rağmen Werther içinde yanan ateşi her geçen gün daha da harlıyor. Elindeki her fırsatı onunla değerlendirmekten keyif alıyor. Saygısından ve ona duyduğu hislerden hiçbir şey kaybetmeyerek devam ediyor mektuplarında adını yazmaya. Her ne olursa olsun Lotte'nin mutlu olması için dua ediyor sürekli. Böyle temiz ve saf bir sevgi işte Werther'in yaşadığı.
- Lotte'de boş değildir elbette ama bu ilişkinin bir yolu yok, o da farkında. Bakması gereken çocukların da sorumluluğu buna eklenince birden fazla şeyle mücadele etmek zorunda kalıyor. Yine de güçlü, çok güçlü bir kadın Lotte. Her zaman hayata karşı dik duruyor ve asla yıkılmıyor. Yaşadığı duygu fırtınalarından her seferinde sağ çıkmayı başarıyor.
- Werther yalnızca Lotte'ye olan ilgisinden dolayı değil, hümanist oluşu ve insanlarla olan bağları yüzünden de sempatimi kazandı. Sokaktaki çocuklarla çocuk olabilecek ve onları mutlu etmekten her zaman keyif alan birisi. Merhamet duygusu ağır basıyor her zaman ve ihtiyacı olana yardım etmekten geri kalmıyor. Ne yazık ki hayat ona kendisi kadar sevgi dolu yaklaşmıyor ve rüzgara karşı gittiği zor zamanlar gösteriyor kendini. Ne yapacağına karar verdiğinde ise bundan pişman değil aksine mutlu oluyor!! Bir karar verebildiği için (oysa bu en kötü karardı bence).
- Gelelim rüyama..
- Sabah işten yorgun bir şekilde gelmiş, yatağıma uzanıp gözlerimi kapatmıştım ve hemen bir soluk arkasından gözlerimi açtım. Werther'in en iyi dostuydum. Mektuplarını bana yazar ve merakla benden cevap beklerdi. Birbirimizden ayrıldığımız için ikimiz de üzüntü duyuyorduk ama hayallerimiz farklıydı, hayatımız da öyle. Ne olursa olsun seni seven birisi ne kadar uzaklaşabilir ki senden? Cümleleriyle ve hisleriyle her daim yanındadır. Kalbinin atışını her defasında kulağının dibinde duyabilirsin mektubundaki heyecan dolu satırlarda ve onunla ağlayabilirsin hüzünlendiği yerde. Ben de Werther'e yazarken böyle yapıyor, onunla aynı şeyleri hissediyor ve yazıyordum. Bazen mektupla sınırlı kalmıyor, onun en sevdiği ıhlamur ağacının altında bir şeyler içiyorduk ve kimseye anlatamadığı sırlarını yine orada bana döküyordu. Günü geldiğinde o kararı verene kadar. Bu anın geleceğini çoktan biliyordum ve her nerdeysem çıkıp onun yanına geldim. Bundan sonra olanları bir hayalet gibi izliyordum. Bana ve Lotte'ye yazdığı mektupları yazarken başucundaydım ama müdahale edemiyordum. En kötüsü de buydu. Boğazım parçalanana kadar bağırıyor ama sesimi ona duyuramıyordum. Her şeye tanık olup hiçbir şeye müdahale edememek kadar insanı aciz bırakan ne var? Ben rüyamda bunu yaşadım Werther ile. Verdiği kararı uygularken de yanındaydım. Buna şahit olmak kadar kötü pek az şey yaşar insan hayatında. Ben yalnızca kitaptaki cümlelerle tanıdığım birini ete kemiğe bürütüp, koşarak yanına gittim ve yaşadığı her şeye şahit oldum. Böyle bir etki bıraktı bende. Okuduğumuz kitabın içine girmemiz gerekiyordu. Ama Werther 250 yıl sonra gelip benim rüyama girdi. Etkisinde kaldığım ve bence herkesin okuması gereken bir kitap.
-İncelememi okuyan herkese teşekkürler.