423 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yunus Emre şiirlerini anlamak için tasavvuf un ne olduğunu bilmek gerekir.Tasavvuf;yetmiş iki millete bir göz ile bakmayı,ömürlerinde bir kez olsun gönül yıkmamayı,kendilerine fenalık edenlere bile iyilikle karşılık vermeyi,aza kanâat etmeyi,çok ibadet etmeyi,uykudan,yemeden,içmeden ve dünya nimetlerinden vazgeçmeyi,gülmekten ziyade ağlamayı,yalnız kalmayı,yüzü yerde olmayı,kibir ve gururu silmeyi öğütler.Yunusun derdi Ten kafesi içine hapsedilmiş can kuşunu kurtarmak,manevi feyizler ile Allah a kavuşmak ve bu halin verdiği zevki yaşamak,sadece dost bildiği Allah ı istemek ,ondan başka hiçbir şey ile meşgul olmamak’tır.Yunusun Divanını okuduğunuzda insanları dostluğa,birbirini anlamaya,birbirlerine zulmetmemeye,fâni dünyaya bel bağlamamaya,sulha ,sükunete ve İslam ın bildirdiği kaideler çerçevesinde hayatı yaşamaya çağırdığını görürsünüz.Yunus Emre yi bugün modern Türkiye nin tanımasında Fuat Köprülü’nün araştırma ve incelemeler yapmış olması şiirleri tertip etmesi etkili olmuştur.Yunus Emre nin Türk -İslam tarihinde ki rolü önemlidir.Kösedağ Savaşı ndan sonra Moğolların saldırılarından kaçan türkmenler Anadolu ya sığınmış ve devlet otoritesinin kalmadığı,güven huzur ortamının yerini kargaşa ile anarşiye bıraktığı yıllarda Yunus Emre gibi mutasavvıf bir kişilik Anadolu da en ücra yerlere kadar dolaşmış şiirleri yolu ile manayı anlatmaya çalışmıştır.O kargaşa günlerinde manevi bir yardım eli gibi Türkmenleri bir arada tutmaya hizmet eden şiirlerini dile getirmiştir sade türkçesi ile..Yunus Emre hayatı boyunca Kabeye gelmiş,Konya da Mevlana ile görüştüğü de şiirlerinden yola çıkılarak tespit edilmiştir.Beni en çok etkileyen mısraları ise;

Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil

İslamı Allaha kulluk yönü ile İlişkiler arasında ince bir çizgide yorumlaması özgündür.
İçinizin ferahlaması ihtiyacına binaen okunası bir kitaptır.