Aslı Karabulut'un yazdığı Eylül Çıkmazı'nı bitirdim.
Eylül kendi halinde arkadaşı Jülide ile yaşayan ve butik pastane işleten bir kadındır. Bir akşam arkadaşları ile buluştuktan sonra yolunu kaybetip kendisini bir çatışmanın ortasında bulur. Aynı çatışmada asıl hedef olan Poyraz ve adamlarıdır. Ve Eylül'ün hayatı tamamen değişir. Poyraz çatışmada yaralanmıştır ve ona yardım eli Eylül uzatmıştır. İlk andan beri ondan etkilenen Eylül kendisini hep Poyraz'ı düşünürken bulur. Eylül'ün güvenliği için Poyraz'ın arkadaşı olan Menderes ise onu yanlarında tutar bu sürede Eylül hem onların hayatındaki tehlikeyi hem de Poyraz'a olan çekimini fark eder. Ve hikaye bu şekilde devam ediyor asıl can alıcı noktalar Poyraz ile başlıyor. Poyraz ilk başlarda hem geçmişinden hem de tehlikeli bur hayata sahip olması nedeniyle Eylül'den uzak durmaya çalışır ama Eylül tam bir arsız sonradan kendisi de kabul ediyor Poyraz ne kadar uzak durmak istese de hayat onları hep bir araya getirmesine engel olamıyor. Aslında Poyraz'ın geçmişte takılması onun ne kadar acı çektiğini gösteriyor ama yeni bur hayata başlamasına da engel oluyor. Neyse ki çok geç kalmadan hatasını telafi etti.
Jülide ve Harun'a değinmeden olmaz. Onları okumaya başladığım ilk an anlamıştım süper bir ikili olacaklardı Harun'un ayılığı ve Jülide'nin durmayan çenesi kitabın neşesi olmuş
Kadir... Yazık bu adama ama Eylül bütün işlerine Kadir'i alet etti Poyraz'ın gazabına her an uğrayabilirdi
Menderes... Uras... Yazarcım bir an önce Menderes'i ve Uras'ı okumak istiyorum Menderes gibi bir adamı kim kendine aşık edecek Ve Uras'ı kim uslandıracak yada uslandırabilecek mi?
Şule... Bu kadının hikayesine çok üzüldüm
Kitabın sonuna doğru yazar heyecanı son sürat ilerletti, hele o gizemli adamı okurken hep acaba şu mu, yoksa bu mu diye okudum. Ona hem kızdım hem hak verdim
Tek bir konu var yetişkin içerik kısımları fazlaydı bunun haricinde okurken akıp gidecek bir kitaptı.
Emeğine yüreğine kalemine sağlık.