·382 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Aralık 2018 01:01 Romanın baş karakteri olan Hayri İrdal geleneksel, yeniliğe ayak uyduramamış, ön yargılı eski ve yani arasında kalmış biridir. Hayri İrdal'ın hayatında yaşamının değişmesine sebep olan Halit Ayarcı ise insanlar üzerinde etkisi büyük, modernliği felsefe kabul etmiş kurnaz bir karakterdir. Ahmet Hamdi Tanpınar bu iki zıt karakterle Osmanlı - Türk toplumundaki olayları hicveder, yenilik ve eski usul taraftarlarının Batılılaşma sürecindeki bocalamasını işler. Eser Tanpınar'ın Bergson'dan etkilendiği zaman kavramı üzerine kurulmuştur. Bunu şu cümlelerle aktarıyor Tanpınar ''Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır. Bu da gösterir ki zaman ve mekan insanla mevcuttur.''
Enstitünün bir kurum olmasıyla işe ciddiyet yükleyip ülkedeki kurumları eleştirip oradaki usulsüzlükleri de işlemiştir. Bunun güzel bir örneği ise enstitüde çalışan kişilerin Hayri İrdal ve Halit Ayarcı'nın akrabalarından olmasıdır. Enstitüye alınan akrabaların Halit Ayarcı'ya kazak örmeleri amirlerine iyi görünmeye çalışanların ahlaksız davranışını sembolize etmektedir. Bütün bu eleştiriler bürokratik kurumların aksaklıklarını gösterir. Kurumda hiç kimsenin iş yapmadığı halde para kazanması, iş yapıyorlarmış gibi övgü alması, dost ve akrabalara iş sağlaması örnekler arasında sayılabılir.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün ve onun vesilesiyle Hayri İrdal'ın ünlü olmasıyla etrafını tanıdığı veya tanımadığı bir çok kişi sarar. Bunu ''Meğer ne kadar çok hısım ve akrabam varmış. Hele mektep ve mahalle arkadaşlarımın hatırşinaslığı, vefakarlığı her türlü tahminimin üstünde idi.'' sözleriyle eleştirir.
Tanpınar batılılaşmayı yanlış anlayan halkı müzik zevkinden de eleştirir. ''Bunu ancak bir ordu çiğnese bu kadar kötü olabilir'' diye ifade ettiği bir bestenin bütün salon tarafından alkışlanmasını anlamlandıramaz.
Tanzimat öncesi, Tanzimat dönemi ve sonrası yer alan bu kitapta her karakter bir semboldür. Abdüsselam Bey'in konağına da anlam yüklemek gerekirse konağın dağılışını Osmanlı imparatorluğunun dağılışıyla bağdaştırabiliriz.
Baştan sona absürtlük üzerine kurulan romanın farklı farklı bir sürü güldürü unsuruna yer vermesi romanı tekdüzelikten kurtarıp okuyucuyu yoran dilini okunabilir kılmakta.
İncelememin başına ''Bir Acıklı Komedi'' dememin nedeni ise ülkede yaşanan bunca saçma sapan olayın -bir nevi acıklı şeylerin- bir komedi oyunuymuş gibi yaşanması ve sorgulanmayışıdır.