·123 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Aralık 2018 23:19 İsmail Saymaz'ı ilk kez okuyorum. Çay Güzeli iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm yazarın kendisi ve ailesiyle ilgili, özellikle dedesi, anılarından, ikinci bölüm ise yazdığı hikayelerden oluşuyor. Birinci bölümde ki samimiyeti ve espirili dili çok hoşuma gitti. Yüzümde bir tebessümle zaman zaman da gülerek okudum. Dedesini anlattığı bölümde ise çok duygulandım. İkinci bölümdeki hikayeler ise Anadolu'nun her yerinde yaşanabilecek olaylardan oluşuyor. Birinci bölümdeki neşeli dili ikinci bölümde yok denecek kadar az. İçimde buruk bir duyguyla okudum. Dikkatimi çeken şey ise ( bir gün karşılaşırsam kendisine de soracağım) çoğu hikayelerde kahramanların hep ölmesi oldu. Son üç veya dört hikayede hep aynı son vardı. Kitabın başında "Giriş" bölümünde kendisinin bir edebiyatçı olmadığını, bu kitabın da bir edebi eser olmadığını yazması da ayrıca çok güzel bir itiraftı. Evet kitap bir edebi eser değil ama keyifle okunan bir kitap olmuş. Okumadıysanız tavsiye ederim.