Puan vermedi·358 syf.····Okunma: 29 Aralık 2018 13:41 Kadim toprakların kadim kederlerini taşıyan bir okuma. Failinin değiştiği ama fiilin hiç değişmediği acı toprakların kaderi. İki koca ırmağın ayırdığı topraklarda bir türlü bir araya gelemeyen, getirilmeyen insanların kederi. Dinleri, inançaları değiştiği halde acıları hiç değişmeyen bu toprakların kederi. Keder mi kader mi?
Şahin mi güvercin mi? Ne fark eder. İkisi de bir kuş değil mi? Irk, din, dil ve renk ne fark eder, insan değil miyiz sonuçta. Aşk hepimiz için aynı değil mi? Ya da acı ve hüzün. Ama bu topraklar öyle değil. Mutlaka buraların bir sahibi, mutlak bir iktidarı olmalı. Ne garip. Belki de dağların cazibesidir bu. Çöllere asırlardır hakim olmaya çalışan arap bedeviliğinin anlamsızlığı gibi. Acaba toprak mı insanı çekiyor.
Bu toprakların tadı başka. Sevildi mi bir kere bırakılmaz. Sanki Hz. Adem(a. s) 'ın yoğrulduğu toprak bu topraklardır. Öyle bağımlı ve bağlıyız. Asırlardır beraber olsak da hep ayrıyız sanki. Sanki sadece bizim buralar. Kimse doymadı buralara, kimse bırakmadı buraları. Ne desek boş.
Kevok ve Baz' ın hikayesi ne kadar simgesel ise benim yazdıklarım da o kadar simgeseldir.