Erdem Aksakal'ı OT dergisi sayesinde tanıdım. Yaptığı tespitleri severim. Kitabından da, anlattığı hikayelerinin yansımasını beklemiştim ama hiç de beklediğim gibi çıkmadı. Öncelikle kitap, bir beyaz yakalı hakkında tespitleri anlatıyor. Tamamı ile beyazyakalıların yaptığı yanlışlar ve düşünce tarzındaki bozuklukları özetliyor. Bu açıdan pek subjektif kalmış. Üstüne basa basa proleter sınıf ve küçük burjuva ayrımını yapmasına rağmen, Türkiye'deki girişimcilerin eğitim seviyesini de göz önünde bulundurup anlatmasını beklerdim. Bu haliyle tüm iğnelemeler beyaz yakalılara gelmiş. Ben üstüme alınmadığım için keyifle okudum ama arada sıkışıp kalan bir çok insan var ve algısı nedeniyle bu kitabı okuduklarında mutsuz olacaklar. Zaten yazarın amacı da bu..
Erdem Aksakal'ın tespitlerinden öte bu işleri hikayeleştirmesi gerekiyor. Yoksa bu haliyle çerezlik bir kitabın ötesine geçemez maalesef.