Puan vermedi·50 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Ocak 2019 21:19 Bir çift, İsviçre'de köpekleriyle mutlu mesut yaşarken,özgürlük boyalarına sarılmış Ferdinand'ın bu sanatsal tablolarının arasına "askerlik celbi" girer..." Mecbur değilsin. Sen özgürsün kimseye boyun eğmek zorunda değilsin. Kendinsin .. Kimse sana zorla bir şey yaptıramaz,kendine gel.. " Aslında genel olarak bakınca tabii ki de öyle dostum,özgür olmak lazım diyorum ama Zweıg gibi sınırlandırınca;hele de durum vatan borcu olunca,empati kuramıyorum. Tabii ki giderim diyorum,olur mu öyle şey..! Hatta nerede kaldığımı da size hemen anlatıyorum: Tren garında yaralıları taşırken herkesin bir yakını var. Ferdinand'ın gözüne biri ilişiyor. Tek başına sedye de uzanmış bir kolu üzerinden düşmüş ve yanında hiç kimsesi olmayan bir yaralı askeri görüyor.. Yanına usulca gidiyor ve elini alıp göğsünün üstüne indiriyor, asker gözlerini açıp ona gülümsüyor. Şimdi bu nokta da Ferdinand,iç hesaplaşmasını yapmaya başlıyor ve asla bu görevi kabul etmeme gereği duyup,kaçıyor. Kaçıyor kaçmasına da işte İpek tam da burada kaldı. Ne gidebildim ne de bunu aklımda geçirdim.. İşte burada ayrıldık onunla..
Kendimi bırakıp,kitaba dönelim:
1.Dünya savaşında askere çağrılan kişilerden biri de Ferdinand.. Vatan borcu olarak askerliği yapmalı mı yoksa özgürlüğü mü seçmeli? Ferdinand'ın zihni sorumluluk baskısı altında ezilirken;kalbi ise,sevdiği kadını yokluyor hesapsızca.. Ee, şimdi ne olacak kaçacak mıyız yoksa bu mecbur yapılacak olan görevi kabul mu edeceğiz.? Kitabı okurken Tolstoy rüzgarını da hissettim. Çünkü o da makina canavarına değinmişti. Konu biraz farklı olsa da aynı nokta. Kitap sizi bayağı köşe yaptırıyor. Sorular geçtikçe kendinize yanıtlamanız zorlaşıyor. Sanki sizin cevabınızı merak eden birileri var yanınızda öyle baskı altındasınız yani..Ha bide özgürlük harika bir şey ama konu hilalim ve yıldızım olunca durduruyor düşünceleri... Kitabı beğendim ve öneriyorum. Resimlerini yaparken boya darbelerinin özgürlüğüne aşık olmuş Ferdinand,seni de sevdim..
Kitap 50 sayfa ama incelemem ise.... Ne yapayım,hissetirdikleri "güzeldi,şöyle oldu böyle oldu." demekle olamazdı dostum.. Yazdım da yazdım. İyi ki yazdım. İyi ki çok yazdım. İyi ki kendimi de kattım araya. Ve iyi ki sizinle paylaştım..
Sevgilerimle ,