Puan vermedi·140 syf.····Okunma: 11 Ocak 2019 19:39 Dostoyevski'nin "Yeraltından Notlar" kitabı yazarın diğer kitaplarındaki anlatım tarzına ve karakter çözümlemelerine bakmak için iyi bir giriş olabilir kanaatindeyim. Yani önce bu kitabı okumak hem kısa bir kitap olması hem de buna rağmen yoğun anlamlar barındırması nedeniyle faydalı olabilir. Bu kitapta isimsiz bir kahramanın bir nevi otobiyografisi ile karşılaşıyoruz. İki kısımdan oluşan kitabın aslında direkt olarak otobiyografik diyebileceğimiz kısmı ilk kısım. İkinci kısım biraz daha öykü tarzında yazılmış ve bu öykü içerisinde aslında yazar yine kendi iç dünyasını okuyuculara sunuyor. Yalnız şunu söyleyebilirim ki, ben ilk bölümü okurken aşırı zorlandım. Karakterin iç dünyasının sunumu yapılırken, gerek kullanılan devrik cümleler gerek konular arasındaki kopukluk zihnimde bir bütünlük kurmamı engelledi. Bir an önce bitirip öykü kısmına geçmek istedim. Öykü kısmına geçtiğimdeyse Dostoyevski'nin kalitesi bir kez daha ortaya çıkmıştı. Kesinlikle daha akıcı ve karakterin o iç dünyasından gizemli bir yolculuğa çıkarıyor yazar bizi. Şunu da bilmeniz de yarar var sevgili okurlar; ilk bölümü sıkıcı diye okumadan geçmeyin, çünkü tahmin edeceğiniz üzere ilk bölüm, kitabın ikinci bölümüne önemli bir altyapı oluşturuyor. Olayı daha rahat kavramamıza imkan sağlıyor.
Gelelim "spoiler" vermeden kitap hakkındaki izlenimlerime;
Dostoyevski'ye yeni başlamak isteyenlerin bu kitaptan ya da "İnsancıklar"dan başlamasını tavsiye ederim. Zira ilki bahsettiğim üzere yazarın neredeyse tüm kitaplarında var olacak karakter çözümlemelerine imkan tanırken; ikincisi de yazarın gençlik yıllarında yazdığı ilk kitabı olması. Yeraltından Notlar'da yazar isimsiz, biraz kendini beğenmiş, aynı zamanda diğer insanlar tarafından pek de sevilmeyen, arkadaşı neredeyse hiç olmayan bir yeraltı kahramanı kurgulamış. Aslında kahramanımızın bir işi, mesleği var. Bir devlet dairesinde memur. Fakat yine de kendi karakteri ve insanların ona kötü davranması nedeniyle kendini toplumdan soyutlamış bir imaj çiziyor. Aslında bir narsizm seziyoruz karakterimizde, özellikle bunu kitabın sonuna doğru insanlarla ilişkilerinde daha açık göreceğiz, fakat onu böyle bir duruma sürükleyen ve bu ruh haline bürünmesine yol açan toplumun ve çevredeki insanların ona yönelttiği davranışları oluyor. Burada Dostoyevski bana göre karakter üzerinde mükemmel bir psikolojik ve sosyolojik tahlil yapmış. Okurken hayran kaldığımı söyleyebilirim. Sanki neredeyse 200 yıl önce bugünün insanlarının ruhsal dönüşümünü anlatmış. Kişinin narsist ve bencil olmasına yol açan, diğer kişilerin davranışları, geçmişteki kötü tecrübeler değildir de nedir? En azından önemli bir etkendir. Ve maalesef kişi kendine gelmezse kitaptaki karakterimizin iç dünyasına girebilir, bütün insanlara ve insanlığa her ne kadar öyle olmasa da kötü bir gözle bakabilir. Kim bilir belki de Dostoyevski burada bizlere bir tavsiye, öğüt vermiş olabilir.
Son olarak kitap hakkında şunlar söylenebilir: Başlarda çok sıkılacağınız, belki yarıda bırakmak isteyeceğiniz ama ikinci kısımdan itibaren sizi içine çekecek ve bitirdiğinizde iyi ki okudum diyebileceğiniz ve sizi derin düşünmelere sevk edecek bir eser olmuş. Dünya klasiklerinin ölümsüz olmasının bir başka kanıtı bu kitap ve diğerleri...
İyi Okumalar, Sağlıcakla Kalın...