Ne mutluluğu
Anlamadım ki...
Tam da bunu soylettiren bir kitap olmuş desem kitaba fazla mı haksızlık etmiş olurum bilemedim. Zira kitapta mutluluktan ziyade dram mevcut...
Klasik bir Livaneli kitabı olmuş. Tamda onun tarzına yakışır , günümüz Türkiye'sinde üçüncü sayfa haberlerinde görmeye alışık(!) olduğumuz (ne yazık ki ) güncel konular etrafında dönen bir kitap.
-Küçük bir kasabada tecavüze uğramış 17 yaşındaki Meryem,
-İstanbul'un tanınmış profesörlerinden olan Harvard mezunu herkesin imrenerek baktığı İrfan,
-Gabar dağlarında PKK takibinde olan Cemal.
>Biri sırf cinsiyeti yüzünden 17 yıllık yaşamı boyunca ezilmiş,horlanmış, kadının insan yerine bile konulmadığı bir kasabada doğmuş yaralı bir yürek,
Yetiştiği ortamdaki zihniyetin kadına bakış açısı;
"http://1000kitap.com/gonderi/37904565
http://1000kitap.com/gonderi/37904402
Tecavüze uğrayan Meryem, ama ölümü hak eden, pis, lanetli, "kirli" olan yine Meryem...
》Ülkemizde "namus cinayeti"adi altında yuzlerce kadın katlediliyor. Kadınları katleden namussuz erkekler namusu sadece kadınlarda aradıkları için tecavüz edeni değil tecavüze uğrayanı cezalandırıyor....
Dilerim tecavüzlerin önüne geçilecek kadar şiddetli cezalar gelir.》
Söylenecek çok şey var ama bunlara bir nokta koyup diğer kişilere geçelim.
> Diğeri kendini kandırmayla geçen, kendinden kaçtığını sanarken aslında tam da kaçtığı hayatı yaşadığını fark edeni ve kuma gömdüğü kafasını artık kumdan çıkaran, kendi metanoyasının arayışına geçen, profesör
"Geceleri göğsüne çöreklenen korku ve ağlama krizleriyle başlayan dönem, ağırlaşarak devam ediyor, o, bütün benliğiyle 'ben' kavramına yabancılaştığını hissediyordu. Bu 'ben' den kurtulmalıydı."
" Yaşayacaklarına bilmenin korkusunu kalıplaşmış bir hayat sürmekten ileri gelen yükü şu şekilde açıklar İrfan ; http://1000kitap.com/gonderi/37952902
> Öteki ise, bir zamanlar kardeşi olarak gördüğü birlikte yedikleri, içtikleri, oynadıkları kardeşim dediği kişiyle dağlarda can pazarı içinde olmanın, dağlarda yaşadığı zorlukları ;
"Çarşaflar yıkandıgi zaman, onları, üstlerine örterek kurutuyorlardı. Çoraplarını fanilalarının içine yerleştiriyor ve delikanlı göğüslerindeki sıcaklıkla kurutuyorlardı."
Her an ölümle burun buruna olma her an birinin gözlerinin önünde mayına basma ve gözlerinin önünde paramparça olma tehlikesiyle;
".....göğsünde naylon torba taşımaya başladı. Bir daha bir arkadaşı mayına basarsa, parçalarını bu torbaya koyacaktı. "
geçen bir askerlik... İçinde bulunduğu psikolojiyi varın siz düşünün.
Her birinin ayrı bir kaçışı, ayrı bir hikayesi ve ayrı bir hayali olan bu üç kişinin hayatının kesişmesinden oluşan film tadında bir roman diyecektim ki :))) zaten filmi çekilmiş.
Buraya link bırakıyorum keyifli okumalar ve seyirler
youtu.be/yiUszMaSZ38
Bunu para kaynağı haline getirmesi başka bir tarafı ama adam olmayan şeyi yazmıyor ülkemizdeki gerçekleri yazıyor, başımızı kuma gömerek görmezden gelemeyiz. Özelikle Meryem ve Cemal karakteri ülkemizde sıkça rastladığımız karakterler. Özellikle de Meryem...