64 syf.
·Puan vermedi
Yalom'un ödül aldığı bir törende yaptığı konuşmanın metni. Bir ateist olmasına rağmen din ve psikiyatri ödülü almış olmasına kendisi de şaşırmış ilk öğrendiğinde. Kısa bir kitap.

Anlam arayışı yolculuğunda, kendisini ve hastalarını din ve varoluşçu psikoterapi arasında sallandırırken gözlemlediği tepki, yaklaşım ve kavramlara değinmiş kısaca. Düpedüz bir Nietzsche, Schopenhauer ve Sartre etkisi okunabiliyor ki Yalom zaten bunu her fırsatta dile getirmiş. Din ve mantığın çelişkilerini tartışmasız bir kesinlikle kabul ederken, diğer yandan, öldükten sonra "sevdiklerimle tekrar beraber olma" fikrine keşke inanabilseydim diye belirtmiş.

Nispeten materyalist bir yaklaşımı olmasına rağmen, dini hatta dinleri ve dahi inanç ekollerini, tüm kalbiyle inanan birisinden çok daha iyi bildiğine ve tahlil ettiğine şüphe yok.

"Varoluş"un getirileriyle yüzleşen insanın dört nihai kaygıyla düğümlendiğini söylemiş ki bu kitabın(konuşmanın) eksenini bunlar oluşturuyor.

 "Ölüm" ,  "Soyutlanma"  ,  "Hayatın Anlamı" ve "Özgürlük"

Hepsi de düşünmeyi seven insanların dönüp dolaşıp başa sardığı popüler, gizemli ama bir o kadar da tanıdık kavramlar zaten.