·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ocak 2019 19:14 Yazarın okuduğum ikinci kitabı, birincisi 1473'tü. Her iki kitap konu olarak birbirinden son derece farklıydı. Bu kitap bir polisiye, ama bildiğiniz polisiyelerden değil. 'Bir insandan nasıl bir katil yaratılır'ın öyküsüydü. Doğduğu ilk günden beri ilgisiz ve sevgisiz büyüyen Zeynel'in, nam-ı diğer, Soyka'nın öyküsü. Soyka benim ailemde de küfür olarak kullanılan bir kelime. Anlamını ise bu kitapta öğrendim; ölüden geriye kalanlar demekmiş. Şaşırdım doğrusu, daha kötü bir anlamı var sanıyordum. Bütün kitap sorgu odasında geçiyor. Komiser Demir ve Soyka arasında. Demir, denenmemiş bir sorgu tekniği uyguluyor. Sadece bir kavram veriyor ve sanık bu kavramla ilgili açıklamalarda bulunuyor. Bu şekilde yüzlerce kavram ve konuşma oluyor. Zaman zaman kavram yerine isimler de olabiliyor. Soyka'nın annesinin babasının isimleri gibi. Kitabın kapağındaki arı, kitabın içeriği için çok önemli bir ipucu aslında. Ama bu ipucunu kitabın son sayfasında anlıyorsunuz. Kitaptaki Salih karakteri ise hayalini kurduğum hayatı yaşıyor, faturasız hayat, müthiş bir şey. Yazarın anlatımı ara ara şiire dönüşüyor, altı çizilecek ve alıntı yapılacak o kadar güzel sözler var ki, bu sözler için bu kitabı okumalısınız.