·617 syf.····Okunma: 17 Ocak 2019 12:22 Hoşgeldin Oblomov,sevdiğim kitap kahramanları listeme...İyi ki tanıştık seninle!
Ah! Keşke bir kez olsun kendin için,kimsenin isteği olmadan o yataktan kalktığını görseydi bu gözler o cümlerde! Gördüğünüz gibi kitap boyunca Oblomov'un yerinden kalkmasını diledim.Kalkacak ve herkese nasıl yaşanırmış gösterecek diye heyecanlandım.Kitabı bu yüzden büyük bir hüzünle bitirdim.Sık sık cümlelerinde,yaptığı bütün davranışlarında kendimi gördüm.Neden sevdiğimi anladım
çünkü bende bir Oblomovdum.Beni bizi anlatıyordu.Aslında 21.yüzyıl insanını...Bu yüzden yerinden kalkmasını çok istemiştim belkide.Neler olacağını görmek için...
Bazı insanlar vardır hayatı yaşarlar,yine bazıları vardır hayatı izlerler. Oblomov'un tek istediği huzur içinde hayatı izlemekti.Kimin ne yaptığını umursamayan,içinde kıskançlık kırıntısı dahi olmayan sadece ve sadece insanlar beni rahat bıraksın da şurada yatağımda huzur içinde yaşayayım diyen biriydi.Hayat akıp gitsin ama ben durgun kalayım istedi.Hayat bu ne olursa olsun siz ne kadar dışında kalmak istesenizde bir yerden sizi içine alıyor.Ya içinde yaşamayı öğreniyorsunuz ya da çürüyüp gitmeyi...
Aşık olduğu sayfalarda aha dedim bizim oğlan değişiyor,yüreğim nasıl da pır pır etti! O da hüsranla sonuçlandı...Değişmesini,gözlerindeki çoşkunluğu kazanmasını çok istedim.Ştolz belkide bu yolda duygularımızın tercümanı oldu.Ama o da bişey yapamadı.Elinden tutup götüremedi.Ne olursa olsun yine aynı noktada buldu kendini Oblomov.Aynı hayatın içinde,aynı kılıkla...Bazı insanlar,bazı anlar,bazı hayatlarda belkide değişmez dedim kendi kendime.Belkide yalnız böyle yaşanmasını bilmesindendi,suçu yoktu onun.Neden bilmiyorum ama ona kızamıyorum.
Yüreğinin sıcaklığı hep sıcak kalan,çok sevilen,sevmeyi bilen Oblomov'a selam olsun...