Gönderi

Büyük kitaplar her zaman büyük beladır.
10/10
·705 syf.··
2019 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2019 20:32
Temmuz başlarında çok sıcak bir gün, akşama doğru, genç bir adam "s..." sokağındaki bir pansiyonda kiraladığı küçük odasından çıktı ve ağır, kararsız adımlarla "k..." Köprüsü'ne yöneldi. Yazıklar olsun ki şu yaşıma gelmiş olmama rağmen yeni okudum. Okunacak o kadar çok kitap var ki ben en azından günümüze yakın olanları yakalayayım, klasikler kaçmıyor ya diye düşünüyordum. Bu kitabı okumadan ölmediğim için mutluyum. Birisi edebiyatta en eski, bilimde en yeni eserleri okumalıyız demiş. Ne kadar haklı bir laf etmiş. Bundan böyle kendime ayda en az bir tane klasik kitap okuma sözü verdim. Suç ve ceza klasik olmayı sonuna kadar haketmiş bir roman. Edebiyatta böyle bir eser olmasaydı çok eksik kalırmışız gibi geliyor şimdi. Sadece bir kurguyu barındırmıyor. Romanın bir felsefesi, psikolojik incelemeleri var. Ki bunlar Dostoyevskinin yaşadığı ağır hayatı, birikimlerinin de etkisiyle oluşmuş muazzam incelemeler. Terminoloji bilmeden psikoloji de öğreniyoruz. Roman öyle müthiş kasvetli ki; delilikler, hastalıklar, raskolnikovun iç konuşmaları. Bu kasveti içinize çekmek istiyorsunuz. Raskolnikov kendisiyle konuşurken ben de kendimle konuşmamı durduramadım. Kendimi ciddi ciddi acaba ben cinayet işleyebilir miyim diye sorular sorup plan yaparken bile buldum. Raskolnikov'un insanları sıradanlar ve sıradan olmayanlar olarak 2'ye ayırdığı bir düşüncesi var. Sıradan insanlar diğerleri için sadece çevreyi oluşturur. Raskolnikov acaba ben Napolyon olabilir miyim diye bir işe girişir. Çok zeki ve etkileyici bir karekter ama vicdanının da etkisiyle tefeci kadını öldürdüğü gün acı çekmeye daha o zamandan başlamıştı. Oysa napolyon olabilseydi parçaladığı kafayı daha o an unuturdu. Ama o kadar etkileyici biri ki şu ana kadar okuduğum karakterler arasında en etkileyici ilk 10a girme hakkı var. Dünyaya, insanlara karşı damarlarınızdan içeri bir tiksinti duygusu zerk ediyor. Öyle keskin bir zekanın yanına Sonya gibi silik bi karekteri yakıştıramayan bir ben mi varım yoksa Sonya'yı anlayamadım mı bilemiyorum. Romanın dili adına da şunları söyleyeyim; öyle yerinde betimlemeler var ki, sahnelerin hepsi zihninize işleniyor. Ve hiç sıkıcı bir sayfa geçmedim. Mesela Raskolnikovun bir yerden bir yere yürümesi sayfalarca sürüyor ama sanıyorsunuz ki Raskolnikov bir paragrafta yürüdü gitti bütün yolu. Keşke romanı orijinal dilinde okuyabilme şansımız olsaydı. Mesela Raskolnikov soyadının kökünü oluşturan fiil parçalamak anlamına geliyormuş.Neler neler daha kaçırdık gitti acaba. "Ama burada yeni bir öykü başlıyor: Bir insanın yavaş yavaş yenilenmesinin, yeni bir hayat bulmasının, bir dünyadan başka bir dünyaya geçmesinin, hiç bilmediği yepyeni bir gerçekle tanışmasının öyküsü... Ve bu öykü yeni bir kitabın konusu olabilir. Bizim şimdiki öykümüz ve incelememiz burada bitiyor." Başka incelemerde görüşmek üzere
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
·
24 Gösterim
3 Yorum
Kitabı okurken yav zeynep sus diye kudurmalarınızı raskolnikov ne yapıyor diye dertlenmelerinizi de incelemenize ekleseydiniz, böyle alacalı bulacı bulacalı laflarla olmuyor
Pınar
Gönderi Sahibi
Hahahahahh tanımıyorum seni
Kitabın nasıl başladığını yazmışsınız. Okuyunca suçu ben işledim. Nasıl bittiğini de yazmışsınız cezayı çektim.
Pınar
Gönderi Sahibi
Ama kitabın gidişatıyla ilgili bi şey söylemedim ki
Önceden okumuştum :) o gün bu gündür arada bir ağlarım
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.