Puan vermedi·160 syf.··
2019 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2019 14:13
Sevgili dost, Bir kitap düşünün, kibar, içten bir sevgili ve sorumlu bir babamın en samimi duygularının kaleme alınmış hali.. Sevgili karısına "Eğer gözlerinden bir damla yaş gelirse onu, güzel gözlerini sıcak dudaklarımla öperek kurutacağım." diye sevgiyle konuşan bir eşin mektupları.. Sevgili dost, tüm bu zorluklara rağmen asla umudunu, sabrını, sevgisini ve saygısını yitirmemiş bir şahsiyet: Sabahattin Ali’nin eşine ve kızına yazdığı samimi mektupların yer aldığı bir kitap bu kitap. Sevengül Sönmez'in Filiz Ali katkısı ile hazırladığı, Şubat 1935'den Mart 1948'e kadar Sabahattin Ali tarafından eşi Aliye ve kızı Filiz'e yazılan mektuplardan oluşan harika bir kitaptır. Sabahattin Ali’nin duygularını en sade ve en güzel şekilde ifade ettiği, akıcı etkileyici bir kitaptır. Kitabın sol tarafındaki sayfalarda mektupların orijinal halleri sağ tarafta da matbaa basımı bulunuyor. Kitabı okurken Sabahattin Ali'nin hayatının son 13 yılına ortak oluyorsun.. Kitap genel olarak, Sabahattin Ali’nin Aliye ile arasında resmi kelimelerle başlayan yazışmaların tarihler geçtikçe kelimelerin sevgiyle işlenmesi, gönüllere nakış etmesi, sevgi sözcükleri ile devam etmesiyle oluşan güzel aşkı, yaşanan evlilik telaşını, evlilik sırasında uzaklıkta yaşanan hasret duygusunu, yaşanan sıkıntılı günleri ve uzakta sıkıntıda olunsa dahi ailesini ihmal etmemiş, her fırsatta onları düşündüğünü en güzel cümleleriyle eşine ve kızına yazmış Sabahattin Ali yi anlatmaktadır... Kitabı okurken yer yer hüzünleniyor insan, çünkü mektuplar samimi duyguların ifade edilmesi, kitap yazılmak için yazılmamış bir tarihsel süreci tüm çıplaklığıyla bizlere sunmaktadır. Yazarın yaşadığı sıkıntıları, hasretleri en samimi şekilde hissediyorsunuz satır aralarında. Her hâlükârda yazarın mektuplarında umut kâr olması yani eşine ve kızına, ne şartlarda olursa olsun hiçbir şekilde umutsuzluk aşılamayıp onları hep daha iyisini düşünmeye teşvik etmesi, sevgili dolu olması, Eşi Aliye'den her gelişinde kitap istemesiyle, kızının hastalığı ile yakından ilgilenmesiyle, her şeye rağmen dergisini bastırmak isteğiyle, yazdığı öykülerini eşine gönderip yorum istemesiyle, eşine ve kızına kullandığı benzersiz sevgi sözcükleriyle, sürekli davalarla geçen hayatına rağmen dimdik durmasıyla ayrı bir etkiledi. Kitabı okurken ne güzel baba ne ilgili baba diyor insan .. Bir kez daha takdir ediyor.. bir sevgili açısından ne kadar ilgili sevgi dolu biri diyorsunuz. Okuyup bitirince, yazarın ömrünün son günlerinde yaşadıklarını düşündüm,, 2 Nisan 1948 yılında 41 yaşında Kırklareli'de öldüğünde çantasından çıkan, çok sevdiği eşinin fotoğraflarını, kırık gözlüğünü ve BALZAC romanını, yazarın katili Ali Ertekin'in Kırklareli Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifadeye göre: Sabahattin Ali'yi kitap okuduğu sırada elindeki bir sopayla kafasına defalarca vurarak öldürdü. Öldürmesine gerekçe olarak da millî hislerini tahrik ettiğini öne sürmesi ve Ali Ertekin'in birkaç hafta sonra aftan yararlanıp salıverilmesini düşündüm.. Üzüldüm.. Ama sevindim bu dünyadan Sabahattin Ali geçti ve biz onun eserlerini okuduk ve Sabahattin Ali’yi hissettik.İyi ki geçmişsin edebiyatımızdan, ülkemizden, kitaplarımızdan, aklımızdan.
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,5bin okunma
·
5 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.