·392 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Şubat 2019 21:30 Öncelikle kitap hakkında bir inceleme yazısını kendime borç bildim. Ülkemizde maalesef kitap okuma yerine film izleme gibi bir alışkanlığın daha yüksek olduğu aşikar. Bu nedenle filmi izleyenlere de burada özellikle okumalarını tavsiye ederim. Zira Livaneli'yi bu kadar ertelediğime çok üzüldüm.
Gelelim kitap hakkındaki görüşlerime. Kitabın konusu Türkiye'de çok fazla işlenen, oldukça sıradanlaşan töre cinayeti üzerinden veriliyor. Çoğunlukla da olumsuz eleştiri yapanlar kitabı bu yönden değerlendirmiş yalnız. Oysa bir edebi metnin değerini belirlerken konunun ne olduğu değil nasıl işlendiği çok önemlidir. Burada da Mutluluk adlı kitap bu nedenle değer kazanıyor. Kitapta Türkiye'ye, kültür farklarına dair müthiş tespitlerde bulunan yazar okuyucunun kafasında yeni ufuklar açmayı başarıyor. Tamamen katılıyor musunuz bu düşünce geçişlerine? Elbette, hayır. Ancak Türkiye'yi çok iyi okuyabiliyorsunuz Livaneli sayesinde. "Böyle bir düşünce sistemi var evet, doğru ülkemizde. "diyorsunuz ya da böyle düşünen insanlar var... Bir taraftan bu tespitleri yaparken bir taraftan da "kendini aşmak" temasına vurgu yapıyor yazar. Tüm bunları da en önemlisi o kadar güzel bir Türkçe ile yapıyor ki beni en fazla etkileyen durum da buydu sanırım. Dili akıcı, duru, sürükleyici... İrfan sayesinde aristokrat olmaya çalışan sevgili aydınlarımıza farklı bir çerçeveden bakmayı öğreniyoruz. Cemal sayesinde bilgisizliği, yanlış dogmalar ile çırpınan yüreği anlıyoruz. Meryem ile hem trajediyi iliklerimize kadar hissediyor hem de cesaretin, keskin zekanın, başkaldırının gururunu yaşıyoruz. Bu bilgisiz bırakılmış zavallı kızın ( Türkiye'de milyonlarca var bu örnek farklı boyutlarda) sorgulayıcı zihni ile kendi çapını aşmadan geçirdiği değişimlere şahit oluyoruz. Kitap abartıldığı kadar var, varsın böyle yazarlar, böyle eserler abartılsın yalnız film tam bir fiyasko. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim.