Puan vermedi·324 syf.····Okunma: 12 Şubat 2019 17:14 "Fakat travmalara tepkiler genellikle endojen opioidler tarafından ayarlanır. Yani bunun anlamı beden kendi ağrı kesicilerini tedarik eder, kuvvetli olanlarını. Sorun şu ki, bunlar insana keyif verebilir. O kadar keyif verir ki, sistem bunları aramaya başlar. Travma ne kadar güçlü olursa olsun, doz o denli yüksek, bundan dolayı da yeni salınımları harekete geçirme dürtüsü daha güçlü olur. Orta derecede akıl sahibi laboratuvar hayvanları, elekroşoka maruz kalacaklarını bile bile tekrar ve tekrar travma kaynaklarına, yani elektrik verilmiş düğmeye, ya da her neyse işte ona geri dönerler. Bütün bunu sadece o uyuşturucuyu almak için yaparlar: O uğultu, o dinginlik için... "
(Sayfa. 231)
Kitabın özeti mahiyetinde bir alıntı ile başlamak istedim. Kitaptaki karakter bilinmeyen bir sebepten ötürü kaza geçirmiş ve hafıza kaybı yaşamış. Kazadan sonra basit bir davranışı bile öğrenmek zorunda kalmış. Havuç tutmak gibi. Kazaya sebep olan kişi ile bir uzlaşma sağlayıp, yüklü miktarda paranın sahibi oluyor daha sonra. Sonrasında ise "hasta" bu adam diyeceğiniz kısım başlıyor. Kendini hayatın dışında hissettiği için ona gerçeklik kazandıracak tekrarları, anları aramaya başlıyor. Bulduğunda ise onları yeniden canlandırmak tek isteği. Öyle zihinde bir tekrar değil anlatılan, o anı yaşatacak bir kedi, bir dolap kapağı da bu senaryonun oyuncuları. Sürekli başa saran anları yeniden yaşamak isteyen bir insanı okurken daha doğrusu izlerken tahmin edeceğiniz üzere fazlasıyla sıkıldım. Niye yapıyor bunu diye düşünürken aslında hepimiz yapıyoruz gerçeği düştü zihnime. Tamam belki bir site inşa etme boyutuna gitmiyor ama yeniden ve yeniden yaşamak istiyoruz, bunun sonucunda da sürekli zihnimizde canlandırıyoruz, bizi üzen veya mutlu eden anları. O uğultu, o dinginlik için. Yaşamın dışında kalmadığımızı zihnimize kanıtlamak için kısaca hissetmek için. Tavsiye edebileceğim bir kitap olmadı yine de, durağan, yavaş ve aynı olayları okurken sıkılabilirsiniz.