175 syf.
·7/10
Samipaşazade Sezai!

Liseye başladığımdan beri adını duyduğum yazar... Toplum için yazmış.Tanzimat dönemi hep “Meddah oyunları gibi yazar, teknik açıdan zayıftır...” gibi cümleler kurarız derslerde. Bundan dolayı okumaktan çok çekinmiştim önceleri. Sonra fark ettim ki iyi bir “Türkçeleştirme” ile okumak çok daha zevkli oluyormuş!

Ren Yayınlarını ilk defa okudum. Kitaptaki yazı puntosu fazlasıyla büyüktü. Tutunamayanlar’da bir cümle vardı sanırım şöyleydi: “Kitaplardaki punto büyüklüğü arttıkça okuryazarlık oranı azalıyor...”. Kitabı okurken sürekli bu cümle yankılandı beynimde. Bu punto meselesi dışında memnun kaldım. Yazım, noktalama hatası yoktu ve kapak gerçekten güzel hazırlanmıştı... Kürk Mantolu Madonna’nın YKY dışındaki kapakları beni gerçekten üzüyor.

Samipaşazade’nin kalemine gelirsek... Sayın Ziyagil kadar övülmese ve anlatılmasa da kurgu açısından iyi olduğunu düşünüyorum. Ayrıca yazıldığı dönem düşünüldüğünde toplumu ve kültürü koruma isteğini çok güzel yansıtmış. Belki zamanında bu kitap okunsaydı Servet-i Fünun yazarlarına yer açılmayacaktı... Nedense aklımda tonton, sevimli bir amca gibi canlanıyor Samipaşazade Sezai. Ben bu beyefendiyi pek sevdim!