Gönderi

Tayfun

, bir kitap okudu
9/10
·128 syf.··
18 saatte okudu
·
2019 14. kitabı
Plutarkhos
8.1/10 · 255 okunma
·
1 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Tayfun
Gönderi Sahibi
Ege Denizi’nin ismini alması. Girit Kralı bir Atina’da yapılan bir şenlikte – Panathenaia – düzenlenen yarışmada kendi uyruklarından birinin ölmesini bahane ederek Atina Kralı olan Aegeus’tan diyet olarak her sene 7 kız ve 7 erkek olmak üzere ülkelerine gönderilmesini ister. Bunu kabul eden Atinalılar belli bir zaman sonra evlatlarını vermek istemezler. Çünkü gidenler Labirent denen bir yere bırakılıyor ve Minotauros denen bir öküzden hallice canavar - ki ben bunun öyle olduğuna inanmıyorum; öküz boynuzları olan miğferli komutan demek daha doğru olur – tarafından öldürülüyordu. Girit Kralı Theseus’un da baba ocağına döndüğü bir zaman 14 kişilik grubu seçerken ilk olarak Theseus’u seçmiştir ve Atina Kralı ise oğluna Minotauros’u öldürmesini söylemiştir. Gönderilecek geminin kaptanına ise beyaz – aslında kırmızı – yelkenler verip, eğer oğlum ölmeden dönerse beyaz yelkenlilerle şehre dönün demiştir. Theseus Minotauros’u öldürür ve diğer kalanlarla beraber şehre dönerken zafer sarhoşluğu nedeniyle siyah yelkenlileri değiştirmeyi unutur. Bunu göre Atina Kralı ise oğlunun öldüğünü düşünür ve o acıyla bulunduğu uçurumdan kendini Ege Denizi’ne bırakır. O günden sonra denizin adı Aegeus Pontos olarak değişir ve zamanla Ege Denizi halini alır.
Tayfun
Gönderi Sahibi
Atina şehir kurucusu Theseus; Euripides’in Medea adlı eserinde Medea’nın kocası olan Aegeas’in oğlu çıktı...
Tayfun
Gönderi Sahibi
Dudaktan öpüşme... Rivayet edilir ki Romulus'dan farklı bir olasılıktır. Troya feth edildiği vakit sahildeki boş gemilere doluşan yerli halk denize açılır ve denizde sürüklenirler, derken kadınların mecali kalmaz ve kıyıya çıkarlar. Rome adında bir kadın ise diğer kadınların ve kendi halini görür, gemileri yakmalarını ister. Bunu gören erkekler ise kadınlara kızar. Ancak geldikleri yer hem verimli hem de bir çok dış etkenden korunmak için iyi bir yerdir. Şehri kurarlar ve kadını onurlandırmak için ise şehrin adını Roma olarak değiştirirler. Ancak o kısma gelmeden önce kızan erkeklerin ve akrabaların öfkelerini yatıştırmak için kadınlar erkeklerin dudaklarından öpmeye başlar ve öfkelenmemeleri için yalvarırırlar... Dudaktan öpüşme de böylece günümüze kadar manası değişe değişe gelir...