Puanım 3/5 (%67/100)
“Aşırı doğruluk aşırı haksızlık getirir. Kanunları yazanın aklı o kadar hatasız, o kadar kesin midir ki buyruğunu dinlemeyen kılıcı hak etsin?”
Bilim-kurgu denildiğinde akla gelen ilk kelime belki de ütopyadır. Nedir bu ütopya, nereden çıkmıştır sorusunun cevabı Thomas More’un Ütopya’sında yer alıyor. Ütopya kelimesi aslında Antik Yunancadan gelir ve “Olmayan Ülke” anlamına gelir. More Ütopya’yı yazarken Platon, Antik Yunan ve Roma düşünürlerinden oldukça etkilenmiştir. 1535 yılında, Ütopya yayınlandıktan yaklaşık 20 yıl sonra Thomas More düşünceleri ve eserleri yüzünden Kral tarafından “kötü bir amaç uğruna haince ve şeytanca davranmak” suçuyla idam edilmiştir ve halka ibret olsun diye kellesi Londra Köprüsü’nde teşhir edilmiştir. Thomas More’un idam edilmesi aslında onun haklı olduğunu kimsenin söylemeye cesaret edemediği şeyleri söylediği anlamına gelir. Ütopya günümüzde Bilim-kurgu ile ilişkilendirilse de More’un Ütopya’sı 16.yüzyıl İngiltere’si başta olmak üzere bozulmuş ülkelere karşı yazılan bir eleştiridir.
Kitapta Rafael Hythloday Portekizli bir gezgin ve filozoftur. More Rafael ile bir arkadaşı sayesinde tanışır ve Ütopya adlı ülkenin varlığını öğrenir. Buranın nasıl olduğunu merak eden More Rafael’den orayı ayrıntılı bir şekilde anlatmasını ister. Kitapta Rafael’in Ütopya’yı her açıdan anlatmasını görüyoruz. Ütopya 54 şehirden oluşur ve hepsinde aynı kurallar, gelenekler ve davranış biçimleri vardır. Ütopyada kölelik, cezalandırma, sağlık, eğitim, evlilik, bilim, sanat, din, askeriye gibi her konuda bilgi alıyoruz. Olmayan bu hayali ülke aslında Thomas More’un her ülkenin böyle olmasını gerektiğini gösterme çabasıdır. Herkesin okuması gereken, birçok alanda çeşitli bilgi elde edeceğiniz güzel bir kitap.