·108 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Şubat 2019 16:54 "Sokakta, bir dükkanda, kalabalık bir yerde durup herhangi bir adamın yüzüne bakarak hayatının hiç olmazsa bir kısmını hikaye etmek mümkündür, hulyasına kapıldım. Netice şu satırlar oldu..."
Çoğumuzun yaptığı bir şeydir kuşkusuz: Yolda geçerken birini görürüz, yüzüne, kıyafetlerine ya da bir bakışına dikkat edip anlamlar yükler nice şeyler düşünüp aklımızda yazarız hikayesini o kişinin. Üzgün mü, mutlu mu, sıkılmış mı ve bu duygularının nedenlerine varana kadar tahmin ederiz belki de. Sait Faik bunu ustalıkla yapıyor. İnsanlara dair izlenimlerini onların ilişkilerini, hislerini bize geçirmeyi başarıyor etkili bir şekilde.
"Ben hikayeciyim diye sizden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikayesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, n'olur?" diyor Sait Faik. Bizim düşündüklerimizi düşünüyor, bizim gördüklerimizi görüyor, etrafına bir yazar gözüyle bakmıyor ancak yine de bize aktardıklarının o tatlı sanatsal tadını alıyoruz.
Yalın, samimi, doğal yazıyor Sait Faik ancak "Sevgilimin etrafını kalabalık gördüğüm zamanki gibi bir yalnızlığa kapılıyorum." gibi bir benzetmeyle de hayranlık uyandırmayı başarıyor bende.