Anlatılmayacak tam tersi yasanicak bir kitaptı.sizler kitapları nasıl okuyorsunuz bilmiyorum ama ben adeta yaşıyorum.sizler için hikaye değeri mi taşıyor bilemiyorum fakat gerek felsefik gerek kurgu gerek ise yasam yönünden tam bir baş yapıttı.
Baş karakterimizin içinde bulunduğu ruh hali ve psikolojik bunalımları inceleyip izlemek,kitapta ki suç algısının yazarın okuyucuya idrak ettirmesi,insanların belirli durumlarda verdiği tepkiler.
Yazarın sara hastalığı nedeniyle karakterimiz yerine adeta kendini anlatması ve o kendini anlatırken sizin aslında onun yerinde kendinizi bulmanız bazen kelimeler kifayetsiz kalıyor maalesef,tüm hikaye bir araya gelince olayın bası ortasi ve sonunda ki kurguyu izlemek hem bir toplum yapısını hem insan psikolojisini dostoyevski kitaplarında çok guzelce inceleme imkanını bulabiliyorsunuz...