10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2000 30. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Üzerine söylenecek hem çok fazla şey olan, hem de yorum bile yapılamayacak kadar mükemmel olan bir kitap. Öncelikle şunu söylemeliyim ki Atatürk'ün yazmış olduğunu bildiğiniz satırları okurken heyecanlanmadan edemiyorsunuz. Her satırından zeka ve strateji fışkırıyor. İlk olarak ülkenin genel durum ve görünüşüyle başlıyor, o iç karartıcı, devletin padişahının bile ümidi kestiği tablodan. Sonrasında adım adım diş ve tırnakla kazınarak kazanılan zaferler, her şeye ve herkese rağmen göze alınanlar sizi büyülüyor. Herkes okumalı demekten başka lafım yok. Gazi Mustafa Kemal, cumhurbaşkanı seçildiğinde yapmış olduğu konuşmanın bir kısmı: ''Efendiler, asırlardan beri Doğuda haksızlığa ve zulme uğramış olan Milletimiz, Türk Milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek yeteneklerden yoksun zannediliyordu. Son yıllarda milletimizin fiili olarak gösterdiği yetenek, istidat ve kavrayış, kendi hakkında kötü düşüncelerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz kendisinde var olan özellikleri ve değeri, hükumetin yeni adıyla, medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere layık olduğunu eserleriyle ispat edecektir... Bendeniz, kazandığım bu güven ve itimada layık olmak için daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Daima, milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve galip olacaktır.'' TÜRK GENÇLİĞİ'NE BIRAKTIĞIM EMANET ''Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve detaylı söylevim, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikayesidir. Bunda, Milletim için ve gelecekteki evlatlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktalar belirtmiş isem kendimi mutlu sayacağım. Efendiler, bu söylevimde, milli varlığı sona ermiş sayılan büyük bir Milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu, Türk Gençliği'ne emanet ediyorum. Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!'' Emanete hıyanet etmemek dileğimle...
Tarih
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
··
105 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.