Yetmedi bu kitap bana! Keşke 57 değil de 557 sayda olsaymış...
Romanın içindeki romanı okuyor gibi bir his oluşuyor okurken. Kendi kendine konuşan yazarımız bizi büsbütün olayların içine çekebildi. Nedense Zweing'i andım okurken; Belki de kısa öykülere bir dünya sığdırmak herkesin yeteneği değildir, onun için. Kesinlikle işin içinden ustalıkla çıkmış.
Kitap içeriği için arka kapakta da yer alan, kitaptaki küçük bir bölümü yazmak istiyorum:
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi.
"Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı."
"Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi.
"Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti.