Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 17 Mart 2019 19:50 Kararlarımız hayatımızın en önemli belirleyicisi sanıyorum ki. Nasıl bir yolda ilerlediğimiz, nereye gittiğimiz, mutlu bir yaşam mı sürdürdüğümüz tercihlerimiz ile şekilleniyor. Sonucu hiçbir zaman bilemeyiz ama kalbimizi mi aklımızı mı dinleyeceğimiz zamanı, bizim için neyin doğru olup olamayacağını, bizi neyin mutlu edip neyin üzebileceğini tahmin edebiliriz.
Laptev kötü bir çocukluk geçirmiş, sorunlu aile bireylerinden kaçan karakterimiz. Laptev çocukluğunu hatırladığında büyük üzüntü yaşıyor ve geçmişi hala hayatını etkiliyor. Artık mutlu olmak isteyip aşık olduğu Yulia ile evleniyor. Ancak tek taraflı duyguları altında eziliyor Laptev, Yulia'dan beklediği o sevgiyi hiç bulamıyor. Evlilik hayatı adeta bir işkenceye dönüyor. Kendini en sonunda çocukluğunda nefret ettiği işinin başında buluyor.
Laptev evlendikten sonraki üç yılını, neler yaşadığını, neler hissettiğini düşünüyor. Geriye dönüp baktığında yalnızca tek bir anda kendini mutlu hissettiğini anlıyor büyük bir üzüntüyle. Hayatından bir beklentisi olmadan yaşamaya başladığını fark ediyor. Onu mutsuzluktan kurtaramayan tek şeyin esarete olan alışkanlığı olduğunu anlıyor. Yaşıyor Laptev, yaşıyor ama buna yaşamak denilebilirse..
Anton Çehov'un sevme, sevilme, evlilik konuları üzerine olan bu romanını sevdim diyebilirim. Çok fazla bir etkileyiciliği yok ama insanın hayatını düşünmesini sağlıyor. Çoğu insanın bir gün yaşayacağı ya da yaşamış olduğu evlilik kurumu üzerine güzel düşünceler barındırıyor Üç Yıl. Aşkın gerekliliğini, sevginin yetemediği anları ya da bir alışkanlığa dönüşen yaşamları gösteriyor tüm gerçekliğiyle.
"Ben sadece yaşamak, düş kurmak, umut etmek, her şeye yetişmek istiyorum. Hayat kısa, değerli dostum. Onu dolu dolu yaşamak lazım." s.93